Ebru Akdağ

"Tüketim İhtiyacımıza Göre Alışveriş Yapmamız Gerekiyor ki Bizi İsrafa Götürmesin."

Mümsad Genel Koordinatörü Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, Gıdasını Koruyanlar için sorularımızı canlı yayında yanıtladı. Gıda Hurafeleri adlı Youtube kanalında gıdada bilgi kirliliği ile mücadele etmek ve doğru bilgileri tüketicilere ulaştırmaya çalışmak amacıyla içerikler hazırlayarak paylaşan Akdağ, gıdaları uzun süre saklayabilmek için uyguladığı yöntemlerden bahsetti.

Porsiyonları bölmenin, dondurarak saklamanın, çiğ ve pişmemiş gıdaları birbirinden ayırmanın ve doğru pişirmenin uzun süreli gıda saklamada fayda sağladığını belirten Akdağ, alışveriş planlaması ve buzdolabında doğru yerleşimlerin yapılmasının da bir o kadar önemli olduğunu vurguladı.

Meyve ve sebzelerin israfının çok fazla olduğuna değinen Akdağ, şekli beğenilmediği için satın alınmayıp market kasalarında çürüyen ürünlerin hayli fazla olduğundan bahsetti. Gıda ambalajları üzerindeki açıklamaların mutlaka okunması gerektiğine dikkat çeken Akdağ, son kullanma tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi arasındaki farkları açıklayarak bu konuya dikkat çekti. 

Sohbetimizin tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Video Linki →

https://www.youtube.com/watch?v=C38eXaFaIRE&list=PLaOTh7GADYecB7Qk_wklAORAWbZJKX1oa&index=2

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO ortaklığında gerçekleştirilen Gıdanı Koru Kampanyasının gıdasını koruyanlar sosyal medya canlı yayın serisine hoş geldiniz. Öncelikle hayırlı kandiller diliyorum. Bugünkü yayınımızın konuğu gıda mühendisi Ebru Akdağ, Ebru Hanım hoş geldiniz.

Hoş bulduk, hayırlı kandiller diliyorum ben de. Teşekkürler.

Nasılsınız?

Gayet iyiyim teşekkürler siz nasılsınız?

Çok teşekkür ederim ben de iyiyim. Şimdi gıdasını koruyanlarda her bölümde konuklarımıza sorular soruyoruz, deneyimlerini dinliyoruz, tavsiyeler alıyoruz size bazı sorularımız var sorularımıza geçeceğiz ama ondan önce bir hatırlatma yapmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde yeni bir kampanyamız girdi dünya rekoruna hazırlanıyoruz sofranasahipcık.com’dan herkes girip oradaki anketi doldurarak gıda israfı yapmayacağına dair söz verebilir bunu hatırlatalım tekrardan. Peki Ebru Hanım şimdi önce bir sizi tanıyalım istiyoruz Ebru Akdağ kimdir, neler yapar?

Çok teşekkür ederim. Ben ODTÜ mezunu bir gıda mühendisiyim aynı zamanda yine ODTÜ’de endüstri bölümünde mühendislik yönetimi master programını tamamladım. Yaklaşık 15 yıldır gıda ve içecek sektöründe farklı alanlarda görevler alıyorum. Şu an Mümsad’ın genel koordinatörüyüm ama bu döneme kadar yaptığım görevler kapsamında kamularda da görevlerim oldu örneğin Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızın iktisat komisyonlarında görev aldım. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin gıdaya içecek meclislerinde görev aldım ve yine benim için çok gurur verici olan 10. Kalkınma planının gıda ürünleri iktisat komitesinin başkanlığını yaptım bir dönem bunlara ek olarakta tabii yurt dışında temsillerim oldu ve bu kapsamda da orada ki teknik komitelerde, iletişim komitelerinde bir takım görevlerim oldu ve Yeni Zelanda'dan Avustralya'ya, Çin’den Amerika’ya, Avrupaya kadar birçok yerde konuşma geçici bilgilendirme sağladım trendleri gıda ile ilgili konularda veya teknik konularda bazı zamanlarda konuşmacı olarak davet edildim şu anda da kariyerim bir kısmını ek olarak iş olarak değil ama bu zaman kadarki öğrendiklerime, tecrübelerime, mesleğime borç bildiğim içinde Gıda Hurafeleri adlı YouTube hesabım var onunda vizyonu tamamen gıdada bilgi kirliliği ile mücadele etmek ve doğru bilgileri arayanlara tüketicilere ulaştırmaya çalışmak kısaca bu şekilde.

İnstagram sayfanızı çok severek takip ediyorum ben bu arada hani gerçekten doğru bilinen yanlışları çok güzel aktarıyorsunuz teşekkür ederiz tekrardan.

Çok memnun oldum teşekkürler.

Peki, Ebru Hanım gıdalarınızı uzun süre saklamak için hangi yöntemleri tercih ediyorsunuz?

Şimdi tabii ben bir gıda mühendisi gözü ile daha çok bakıyorum bu konuya her gıda uzun süre saklanamıyor, saklanabilmesi için gıda teknolojisinden faydalanılan gıdalar var bizim için önceden bu hale getirilmiş olan mesela dondurulmuş ürünler gibi ve besin değeri de neredeyse hatta daha fazla olabiliyor bu tarz ürünlerde onları kullanıyorum bazı zamanlarda kuru ürünler, kuru baklagiller gibi ürünlerde besin değeri korunan ürünler bunlar tabii sanayinin bize sunduğu bir takım lüksler diyebilirim kendi evimde yaptığım uygulamalara gelirsekte aslında genel olarak mutfak kurallarının içinde yani gıda ile nasıl ilgilenmemiz gerektiğiyle ilgili kurallar arasında zaten porsiyonları bölmek gerektiğinde dondurarak saklamak gıda çiğ ve pişmiş gıdayı birbirinden ayırmak, doğru pişirmek, doğru şekilde alışveriş planlaması yapmak ve hatta buzdolabının planlamasını da o şekilde yapmak buzdolabında neyi ne zaman tüketeceğimize göre o rafların yerleşimini yapmak gibi birçok şey var dikkat etmeye çalıştığım ama tabii hepimiz insanız kaçırdıklarımız da oluyor yine de özellikle bugün çok değerli proje bu da, burada olmaktan da gurur duyuyorum bu nedenle böyle farkındalıklar arttıkça hepimizin bu konuda ki duyarlılığı da daha çok artıyor diye düşünüyorum. Ben de kendi hesabımda dönem dönem gıda israfı ve bunun önlenmesine yönelik konulara değinmeye çalışıyorum zaten.

Peki ne kadar dikkat etsekte bazen yemeklerimiz kalıyor planımızın dışına çıkıyor kalan yemeklerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu mesela çok önemli bir konu çünkü bir yemeği pişirdiğimiz zaman aslında çoğu zaman soğumaya bırakıyoruz dışarıda halbuki bu sadece israfa giden yolda değil gıda mikrobiyolojisi açısından yani insanları gerçekten zehirleyebilecek yönlere gidecek açıdan da oldukça riskli bir durum normalde iki saat içinde onu buzdolabına koymak gerekiyor bunları yapmaya çok dikkat ediyorum veya işte onları fazla miktarda pişirdiysem ki küçük pişirmeye çalışıyorum ki israf noktasına gitmesin onları da çabuk soğuyabilmesi için bölerek buzluğa ya da buzdolabına koymak gerekiyor bunlara dikkat ediyorum bir yandan da yaratıcı olmak lazım zaten bu FAO’nun, Bakanlığımızın önergeleri arasında da var o yemekleri başka yemeklere dönüştürebilmekte mümkün ertesi gün yapacağınız örneğin bir omlette kullanabilirsiniz başka bir gıdanın bir parçası olabilir bunların hiçbirini yapamadık sonuçta dışarıda hayvan dostlarımızla paylaşabileceğimiz bir takım gıdalar olabiliyor ya da kompasit olarak kullanabiliriz yani bizim için artık gıda niteliği taşımayan birçok gıda aslında bitkilerin besin kaynağı olabilir dolayısıyla bunu da yapabiliriz bu yöntemleri uygulamaya çalışıyorum ben de.

Peki, alışverişe giderken bir planlama yapıyor musunuz?

Tabii çok önemli aslında alışverişe giderken değil benim normalde mutfakta bir kağıt kalemim vardır bir şeyin bittiğini düşündüğüm anda oraya not alırım ki alışverişe gittiğimde artık o liste elimde olsun çünkü o liste olmadığı zaman raflara bakarken elbette mesela fiyatı daha uygun olan ürünü ihtiyacımız olmadığı halde alabiliyoruz ya da yanında hediye olan bir ürünü bunlara daha çok kapılabiliyoruz halbuki tüketim ihtiyacımıza göre de alışveriş yapmamız gerekiyor ki israfa götürmesin bizi o yüzden de böyle bir planlama yapmaya çalışıyorum.

Peki, israfına en çok şahit olduğunuz ürün, gıda hangisi?

Meyve sebzeler yani benim daha önceki tecrübemde meyve suyu sektöründe görev almıştım dolayısıyla Türkiye’de meyvecilikle ilgili de bir takım bilgilerim var malesef biliyorum ki Türkiye’de üretilen meyvelerin sebzelerin aslında daha tüketim noktasına yani gıda israfına gidecek yola gitmeden önce gıda kaybına uğruyor %40’i - 50’si bu noktadan önce maalesef zayi oluyor, yok oluyor diyebiliriz evlerde de iki türlü oluyor bu gerçi satış noktasından da olabilir atıyorum görünümü mesela güzel olmayan meyvelerin içi çok güzel olabiliyor ama tüketici olarak bizler onları bazen tercih etmiyoruz böyle oluncada onların daha çabuk çürümesine neden olabiliyor tabii satış noktalarında bir de tabii satış noktalarının onları doğru şekilde bazılarının biraz daha soğutulmuş ortamlarda veya çok üst üste olmadan saklanması gerekiyor çürümeler, bozulmalar olmasın bunlar olunca daha çok meyve sebze zayiyeti olabiliyor, bazen de buzdolabında unuttuklarımız daha fazla aldıklarımız çürüyor bir de bir takım meyveler daha çabuk büyümeyi sağlayan hormonlar yayar, bazı meyveler bu meyvelerle onları yaymayanların aynı noktada tutarsanız diğerlerinde daha çabuk olgunlaşmasına neden oluyor bunlarıda ayrı tutmayı bilmek lazım böylede düşündüğümüz zaman en fazla meyve sebze sonrada zannediyorum ki ekmek çok fazla gıda israfının kurbanı olan gıdalar arasında.

Evet biz gelen konuklarımıza hep soruyoruz en çok işte israfına sahip olduğunuz gıda hangisi diye ekmek cevabını alıyorduk günde 5 milyona yakın adet israf oluyormuş, çöpe gidiyormuş çok üzücü rakamlar.

Evet çok halbuki ekmeğide kolaylıkla dondurarak saklayabiliriz ve böylelikle ihtiyacımız olduğu zaman kızartıp da yiyebiliriz ancak ekmek tabii çok alınan ve her eve çok giren bir ürün olduğu için biraz israfkar, umursamaz davranıyoruz herhalde maalesef çok ciddi ekmek kaybı olduğunu ben de biliyorum.

Peki, bu israfı önlemek için neler yapabiliriz?

Aslında ilk sorunuzun cevabında biraz bahsettiğim gibi şimdi bize düşenlere baktığımız zaman alışverişe giderken alacağımız şeyi planlamak, daha küçük porsiyonlarda pişirmek ve ondan sonra bunları ayırarak gerektiğinde buzdolabında gerektiğinde buzlukta saklayabilmek koruyabileceğimiz gıda sektörünün bizim için sunduğu teknolojilerinden faydalanarak bu ürünleri koruyarak kullanmak bunun bir kısmı dediğimiz gibi kalmış olan ürünleri farklı ürünlerde kullanmak ya da bitkiler için bir gübre olarakta kullanmak çok önemli bunların hepsine değindik ama belki değinmediğimiz şu var gıda okuryazarı olmak bizim hep söylediğimiz bir şeydir gıda mühendisi olarak ve bilgi kirliliğiyle mücadele eden biri olarak gıda okuryazarlığımızı arttırmamız lazım yani ambalaj bizim için var ambalajın üzerinde de gıdalar ile ilgili bütün tüketiciler ile gerekli olan bilgiler var bunların arasında görüyoruz ki tüketicilerde en çok kafa karışıklığına neden olan son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi çok yeni yapılan bir araştırmada Gıda Güvenliği Derneği yapmıştı gerçi Sayın Bakanımızın da bu konuda açıklaması var %70’ler civarında bir kesim bunların arasında ki farklı bilmiyor ve bilmediği içinde tavsiye edilen tüketim tarihi gelmiş olan ancak bu halen tüketilebilecek olan ürünü çöpe atabiliyor maalesef, dilerseniz o ikisinin farkını kısaca anlatayım ki ben bunu çok önemsiyorum son tüketim tarihi o tarihe geldikten sonra bozulabilecek ve sağlık riski yaratabilecek gıdaların üzerinde olan bir tarih ver bu tüketim son tüketim tarihi gelen bir gıdayı bundan sonra tüketmememiz gerekir ancak tavsiye edilen tüketim tarihi gıdanın dokusu, kokusu, tadının en iyi olduğu kalitenin biraz daha aşağısına gelmiş olan bir düzeydedir ve dolayısıyla siz bunu koklayarak kaldı ki onları koruma şartlarımıza göre bunu çok iyi muhafazada edebilirsiniz dolayısıyla tavsiye edilen tüketim tarihinden sonrada gıdalar büyük ölçüde tüketilebilir ve bazende yaklaşan son tüketim tarihi yaklaşan ürünleride çöpe atıyoruz doğru koruduysanız hiçbir şekilde böyle bir şeye de gerek yok bunlar gıda israfını gerçekten tetikleyen şeyler o yüzden de gıda okuma yazarlığımızı da arttırmak gerekiyor.

Evet, biz de bu konuda sürekli paylaşımlar yapıyoruz halkı bilinçlendirmeye çalışıyoruz, bu konu gerçekten çok önemli. Peki gıdanı koru kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence müthiş bence bu tabii dünyada devam eden bir kampanya FAO’nunda şemsiyesi altında ama bizim Bakanlığımızın bunu bu kadar sahiplenip bu konudaki farkındalık çalışmalarını hem renkli hem de aktif olarak yürütüyor olması çok güzel bence çok güzel bir ikonu var çok sevimli herkese pozitif gelen altındaki mesajlar çok net, çok kısa çok anlaşılır sosyal medyadaki hesapların sizlerin paylaşımları çok değerli, web sitesinde herkesin anlayabileceği şekilde, her kesimin ne yapması gerektiğini anlatan farklı şeyler var sadece tüketicinin bu kampanya ile beraber kamu kurumları ne yapmalı, üniversitelere nasıl görevler düşüyor, özel sektörü bu konularda daha çok proje yapmaya yönelten teşvik eden bir kampanya aynı zamanda ve bildiğim kadarıyla Sayın Bakanımızın açıklamalarında da dinledim Türkiye’de bu konuda örnek olma yolunda, dünyaya örnek olma yolunda giden bir ülke bundanda tabii ülkece gurur duyuyoruz. Ben inanılmaz destekliyorum devamında bu dünya rekoruna koşulan projenin de çok büyük bir destekçisiyim ben de farkındalık yaratmaya çalışıyorum bu konuda başta Bakanlığımız ve buna emek veren herkesi de gönülden tebrik ediyorum.

Siz de imza attınız mı?

Elbette. Söz verdim sözümü verdim bundan sonra dikkat edeceğim diye ve ayrıca sosyal medya hesaplarımda da paylaşıp herkesin de bu sözü vermesi için teşvik ettim ama dönem dönem hatırlatmak gerekiyor galiba bu sözü.

Peki birazda kampanyadan bahsedelim. İzleyenler herkes sofranasahipcık.com adresine girip orada ki anketi doldurup gıda israfı yapmayacağına dair söz verebiliyorlar bu kampanya hakkında ne düşünüyorsunuz? Kırabilecek miyiz rekoru?

Kırabiliriz bence çünkü Türk insanının şöyle bir şeyide var israf etmeyi sevmez aslında Türk insanı o bizim için bir değerdir, aşdır öte yandan korumacıdır gıdasına karşı dolayısıyla bu söz verme işi bu kampanyada ki farkındalık bence gıda israfı konusunda da bizi çok güzel noktalara getirecek yani bizim ülkemizde yerde ekmek görülünce bile o kaldırılıp üste bir yere konur, özel bir yeri vardır gıdamızın zaten hepimizde bilerek ve isteyerek ısrar etmiyoruz elbette bu konuda ki farkındalığımız arttıkça daha iyi bir noktaya geleceğiz bence sosyal medya hesaplarından yapılan bu iletişimlerinizde çok başarılı çok güzel bir farkındalık yaratıyor dahada yoğun olmasını diliyorum ben televizyon ekranlarında görelim, kamu spotlarında görelim daha çok büyük kesimlere ulaşsın herkeste söz versin bunda dünya rekoruna koşabiliriz neden olmasın.

Evet, EBA TV’de de başladık zaten yayınlarımıza.

Harika, çok güzel.

Peki, Ebru Hanım bizim sorularımız bu kadar sizin eklemek istediğiniz başka şeyler var mı?

Ben dönüp dolaşıp tabii bir gıda mühendisi olarak gıdada bilgi kirliliğine hep sözü getirmeyi seviyorum ve açıkta satılan ürünlerin risklerine iki cümle ile sadece şunu söylemek istiyorum gıda eşittir Bakanlığımızın onay ve kaydında olan ambalajlı gıdadır bunlara tüketicilerin çok fazla bakması gerekiyor çünkü gıdadan sorumlu Bakanlığımız bunun kalite kontrol sistemi içerisinde olmasını sağlıyor ve kontrol ediyor açıkta satılan ürünlerde maalesef bunların hiçbiri yok kaldı ki üzerinde tüketicilere size bize verilen bilgilerde yok israf olmaya çok daha yakın ürünler olmakla beraber sağlık riskleri de çok büyük olan ürünler açıkta satılan ürünler o yüzden de ambalajlı gıdanın çok önemli olduğunu düşünüyorum o yüzden de anlatmaya çalışıyorum öte yandan da bilgi kirliliği konusunda kurumsal görüşlere bakılması gerekiyor bizim Bakanlıklarımız ne diyor bu konularda başka Avrupa’da ki, Amerika’da ki Dünya Sağlık Örgütü bu tarz kurumların verdiği bilgilere daha çok inanmak gerekiyor çünkü gıda herkesin hayatında merkezinde olduğu için herkesin de konuştuğu bir alan bilgi kirliliği de bir o kadar fazla hep beraber bununla mücadele ediyoruz.

Ebru Hanım çok teşekkür ederiz.

Ben çok teşekkür ederim öncelikle böyle bir kampanya için ve ardında da benim için çok gurur verici tekrar edeyim burada olmak çok mutluyum bu projenin bir destekçisi olarak konumlandırmaktan ve full destek tabii ki her zaman.

Çok teşekkür ederiz biz de burada olduğunuz için çok mutluyuz. Eminim ki izleyenlerin de anlattığınız bilgiler çok işine yarayacak.

Umuyorum, çok teşekkürler.

Evet, gıdasını koruyanların bugünkü bölümünün sonuna geldik gıda mühendisi Ebru Akdağ konuğumuzdu tekrardan hatırlatalım sofranasahipcık adresine girip anketi doldurarak hemen şu anda gıda israfı yapmayacağınıza dair söz verebilirsiniz dünya rekoru kırmaya doğru gidiyoruz, siz de destek olun. Evet bizi gıdanı koru sosyal medya hesaplarından da takipte kalabilirsiniz cuma günü görüşmek üzere hoşçakalın. Bu orada hatırlatalımda 29 Ekim bayramınız kutlu olsun tekrardan hayırlı kandiller diliyorum görüşmek üzere.