Emrah Fandaklı

"Şef Olacak Kişilerin Matematik Bilmesi Lazım, Ürünleri Nasıl Koruyabildiği Bilmesi Lazım"

Eğitmen Şef Emrah Fandaklı, canlı yayında Gıdasını Koruyanlar için sorularımızı yanıtladı. Şef olmak isteyenlere önerilerde bulunan Fandaklı, maliyet, ürün kontrolü, yerinde ürün alım ve onları değerli bir şekilde kullanmanın önemli olduğuna, biraz matematik bilinmesinin fayda sağlayacağına değindi.

Profesyonel mutfaklarda gıda israfı konusunda eskiye oranla artık daha bilinçli olunduğunu gözlemlediğini belirten Fandaklı, düzgün reçete tutulması halinde kişi sayısına göre hazırlanan yemekler ve yapılan alışverişlerle gıda israfının kontrol halinde tutulabileceğini belirtti.

Gıdaları daha uzun süre sağlıklı bir şekilde muhafaza etmek için kullanılabilecek tekniklerden bahseden Fandaklı, ilk iş olarak satın alınan ürünleri satın alınan kaplardan çıkararak uygun muhafaza kaplarına yerleştirmemizi önerdi. Kuru gıdaların nemsiz, kuru, güneş almayacak şekilde kaldırılmasını dile getirirken buzdolabını parçalara ayırıp burada saklanacak ürünlerin birbirleri ile etkileşime geçmeyecek şekilde saklanması gerektiğini anlattı.

Yemekleri öğünlük pişirmenin, evdeki kişi sayısına göre alışveriş ve ona göre yemek yapmanın israfı önlemek açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Şef, ihtiyacımızdan fazla yemenin de bir tür israf olduğuna değindi. Türkiye’de ve dünyada yeme alışkanları, porsiyonlar ve gıda israfına dair dikkat çekici bilgiler veren Emrah Fandaklı, kurban etinin saklanma koşulları ve tüketimi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Sohbetimizin tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Video Linki →

https://www.youtube.com/watch?v=vLCmDRIOcZw&list=PLaOTh7GADYecB7Qk_wklAORAWbZJKX1oa&index=16

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO ortaklığında gerçekleştirilen Gıdanı Koru Kampanyasının gıdasını koruyanlar sosyal medya serisine hoş geldiniz. Bugünkü yayın konuştuğumuz Emrah Fandaklı. Emrah Bey hoşgeldiniz.

Hoş bulduk. Merhabalar.

Nasılsınız?

İyiyim sağ olun siz nasılsınız?

Çok teşekkürler ben de iyiyim şimdi biz gıdanı koruyanlar da konuklarımızla beraber sohbet ediyoruz, onlara sorular soruyoruz ama sohbetimize geçmeden önce sizi biraz tanıyalım mı Emrah Fandaklı kimdir, neler yapar?

Tabii ki ben aslında şöyle yemek aşkıyla yanıp tutuşan biriyim aslında işletme mezunu yemek aşkıyla tutuşan biriyim ilk önce tabii ki Türkiye’de de bir çok insanda olduğu gibi şöyle oldu; kendi kararınızı veremeden üniversiteye atılmış olduk ve üniversitede hasbelkader işletme okudum ondan sonrasına baktım işletme benim için zevkli, istekli bir iş değil kendime daha çok neler yakışıyor ona bakıyordum işte kurabiye yapıyordum, kek yapıyordum evde börek, çörek bir şeyler yapıyordum şirkete götürüyordum, kendi şirketimize herkes bana dedi ki ya sen bu işi bırak kendini mutfağa ada ondan sonra 2018 yılında kendimi mutfakta gördüm özel bir okula gittim orada eğitimlerini aldım daha sonrasından da dedim ki ne yapabilirim eğitim vermeye başlayabilirim dedim ve mutfakla yaklaşık 12, 23 yıldır ilgileniyorum profesyonel olarak genelde dersler veriyorum, eğlenceli workshoplar yapıyorum firmalara, danışmanlık veriyorum, restoran kuruyorum en sevdiğim şeyse üniversitede ders vermek üç tane farklı üniversitede ders veriyorum inanılmaz eğleniyorum yani.

Peki, şef olmak isteyenlere neler önerirsiniz?

Ya aslında bakarsınız ben bütün öğrencilerime hep aynı şeyi diyorum şef olmak öyle çok büyütülecek bir şey değil diye ben düşünüyorum bence herkesin yapabileceği bir şey bunda da nelere dikkat etmeliyiz işletme çıkışlı olduğum için ben belki maliyet, ürün kontrolü işte yerinde ürün alım ve onları değerli bir şekilde kullanıp misafirlere verm taraftarıyım bu yüzden bir miktar şef olacak kişilerin matematik bilmesi lazım, ürünleri nasıl koruyabildiği bilmesi gerekiyor daha sonrasında hepsini birleştirip servis etmesi gerekiyor yani aslına bakarsınız ben 5 yaşındaki çocuklara workshop veriyordum onda bunu çok yapardım yani onlar yapabiliyorsa herkes yemek yapabilir, yemek yapmak bence bir şeflik değil o ürünleri idareli kullanıp herkesin yiyebileceği bir şekle getirebilmek şeflik bunun içinde nelere dikkat etmek gerekir ürünlerin nereden geldiğine, ne şekilde geldiğine ve ne şekilde sunacağına dikkat ettikten sonra bence herkes iyi bir şef olabilir diye düşünüyorum.

Peki biz sözünüz var ben şef isem herkes şef olabilir demişsiniz bunu biraz daha açar mısınız?

Ya kesinlikle öyle yani neden ben şef isem herkes olabilir ben sonuçta 23 yaşımdan sonra bu mesleğe kendimi adadım ilkokulda, lisede ve üniversitede bunların eğitimleri veriliyor onlar benden çok daha erken bu sektöre girebiliyorlar bir de demin dediğim gibi 5 yaşındaki bir çocuk bile güzel bir şekilde köfte yoğurup işte pişirme haricinde diğer işleri yapabilirse eğer bunu herkesin yapabileceğini düşünüyorum. Özellikle bir miktar eğitim aldıktan sonra bu sektöre girip çok iyi yerlere gelinebilir tabii ki eğitim almak sadece okullarda değil, hayatta da eğitim almak gerekiyor mutfakta bir şeyler yaparak ama bu şekilde eğitim alınabilirse bence çok güzel herkes şef olabilir yani bunda çok fazla ben büyütülecek bir şey olduğunu düşünmüyorum işte televizyonlarda herkes görüyor bağırıyor, çağırıyor tamam biraz stresli bir ortam ama bence herkesin yapabileceği bir şey biraz stresi kontrol edip ürünü kaliteli bir şekilde son noktayı vermemiz gereken basit bir işlem diye düşünüyorum ben yani herkes şef olabilir diyorum kısacası.

Peki size bir şef olarak gıda israfını önlemeye ne kadar dikkat ediyorsunuz? Sizce şefler bu konuda dikkatli yani yeterince dikkatli ve bilgili mi?

Şöyle son zamanlarda gerçekten insanlarda bir bilinç olmaya başladı ben 10 - 12 sene önce staj yaptığımda şunu görmüştüm bir oteldeydim 500 kişilik yemek çıktı sadece 100 kişi katılım oldu sonra geri kalan 400 kişilik yemeği çöpe döktüler ben bunu sorduğumda işte bu yapılması gerekiyor o zaman dedim ki gelen kişi sayısında keşke yemek çıksaydı falan filan derken baya bir yemeğin israf olduğunu gördüm o zamanlarda bilinç biraz daha azdı bu otokontrol yoktu işte kişi sayıları tam olarak netleşemiyordu belki halen oluyordur ama o zamanlarda birazcık daha bu makas aralığı genişti fakat şu an ben şunu görüyorum birazcık daha kontrollü gidiliyor yani 500 kişilik bir büfe atılacaksa ilk önce 100 kişilik bir büfe atılıyor ve sonrasında devamı gelerek müşterilere serbest ediliyor, mutfaklarda bunu nasıl yapıyorlar önceden hazırlık dediğimiz kısım vardır bu önceden hazırlık kısmını yine gelecek olan kişi sayısına veya öngörüye göre hazırlamamız gerekiyor burada bence birazda işletme becerisi ortaya giriyor, işin içerisine giriyor bu da nasıl oluyor kaç kişi gelecek, onlara göre nasıl bir yemek yapmamız gerekiyor ve bu yemeği nasıl sunarız bunların dışında ben bütün öğrencilerime hep tavsiyem şudur ve bütün sınavlarım hep aynı şekilde olur benim bir reçete hazırlatırım bu reçete nedir bir yemeğin a’dan z’ye içerisine girebilecek olan bütün malzemeleri gramaj olarak hesaplayabilmek yani 10 kişide gelse ona göre yemek hazırlanır, 1.000 kişide, 10.000 kişide bunda bir sapma olmaz. Sapma olmayacağı bir reçete hazırlanırsa eğer gıda israfına bence dur denilebilir bu da nereden bana göre geliyor çünkü eğer birazcık atmasyon bir reçete hazırlarsanız bazı ürünlerden çok, bazı ürünlerden az bir yemeğin tadı çok kötü olabilir bu tamamen israfa girer zaten yenilmeyecek bir şeyi müşteriye sunamayız. 2 farklı ürünlerin işin içine girmesi mesela 10 kg et kullanacaksak 15 kilo etin ürünün içerisine girmesi bence bu da bir israftır çünkü gereğinden fazla kullanılması da bence bir israf bunların hepsinin önüne geçebiliyoruz bunun için ne yapmamız gerekiyor çok basit mantıkla bugün halihazırda bir sürü excel dosyası da vardır bunun için basit bir reçete hazırlayıp buna göre ürünleri tedarik etmemiz gerekiyor en başına dönecek olursam bütün ürünlerin işte tedariğinden, satın almasından ürünün maliyet hesaplamasına kadar her şey reçeteye dayanıyor aslına bakarsınız yani bir reçeteyi düzgün bir şekilde tutarsak eğer kaç kişi gelecek o kişi sayısı ile çarpılır ona göre alışveriş yapılır ona göre satın alma bütçe ayırır ıvır zıvır onlar olur. Daha sonrasından bunların depolanma kısmına gireriz, depoda fazla mal tutmayız böylelikle meyve sebze, et ürünleri gibi kolay bozulabilecek olan ürünleri daha az tutmuş oluruz ve sirkülasyonunu sağlarız. Kaç kişi gelecek, nasıl bir ürün yapacağız daha sonrasında nasıl servis ediyoruz böylelikle kişi sayısına göre yapılan alışverişlerde zaten israf neredeyse hiç olmuyor. Bence en çok dikkat edilmesi gereken konu bu. Şu an ki şefler daha bilinçli olduğu için eskilere hiç bir şey demek istiyorum bu bilinçsizlik değil belki ama eskiden biraz daha varyasyonlar hesaplanamıyordu fakat şu an her şey çok daha iyi hesaplanabildiği için ona göre satın almalar yapılıp, çok daha az stok tutulup bence en önemli şeylerden bir tanesi stokları tutmak çok daha az elimizde stoğu tutarak çok daha kaliteli ürünler ortaya çıkarabiliriz böylelikle israfı bir miktarda olsa azaltabiliriz diye düşünüyorum.

Peki, bazen işte malzemeleri planlı seçsek, kişi sayısına göre yapsakta bir miktar yemek kalabiliyor, bu kalan yemekleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şimdi şöyle bir şey var bakteri üremesi denilen bir mevzu vardır bilirsiniz herkesi zehirleyebilir eğer bir yemek büfeye çıktıysa yani 3 saat, 3 - 5 derece kaldıysa bu yemeğin maalesef imha edilmesi gerekir onun nedeni de 3 saat 65 derece civarında bekleyen yemekte bakteri inanılmaz fazla olur ve yiyen birisini %90 zehirler 3 saatin sonunda bunun imha edilmesi gerek bunun içinde belki şöyle bir önlem yapılabilir, gelen grup sayısına, gelen kişi sayısından daha az ürünler çıkarılabilir şu an zaten gördüğünüz otelde bir çoğu aynı şekli yapıyor yani nedir bu 100 kişi gelecektir, 10 kişilik yemek çıkartır sürekli o 10 kişilik yemek takviye eder bu takviye etme metoduyla bir miktar daha israfın önüne geçilebilir çünkü arkada buzdolabında bekleyen bir yemek 3 gün ile 7 gün arasında saklanabilir yani ısı tekrardan görmediği için o şekilde saklanabilir veya derin dondurucudadır o şekilde saklanır sonra kalıbına uygun bir şekilde eritilip, ısıtılmaya başlanır ve servis edilir bu şekilde bence önüne geçilebilir israfın bir miktarda olsa, fakat işten 100 kişi gelecek 100 kişilik yemeği birden siz büfeye bırakırsanız, açık büfe gibi bir şeyde servis ederseniz oradan tekrardan o ürünü geri alma gibi bir olasılığımız yok ki gıda mühendisleri otellerde ve restaurantlarda bunu durdurular imha edilmeye gönderirler. İmhanın en kısa en elle tutulur yanı az ürünü çıkartıp ona göre servisi ayarlamaktır bence.

Peki az önce bahsettiniz bu işte dondurucuya konulabilir dediniz yemekler daha uzun süre saklamak için peki başka neler yapabiliriz gıdalarımızı uzun süre saklamak için?

Şimdi ürünlere göre değişiklik gösterir bu eğer taze ürünlerse, yeşil sebzeler, yeşil otlarsa bir miktar suyun içerisinde bırakılabilir tabii bu her ürüne göre değişir bazı ürünlerde hiç yıkamamız gerekir bu arada ilk önce satın almadan gelen ürünleri kendi kaplarından ayırmamız gerekir dışarıdan gelen çamurlu ve benzeri kaplardan ayırmamız gerekir buzdolabına gastronomları koymamız lazım bu da çelik küvetler dediğimiz ürünler bunların içerisine koyarız yeri gelir işte streç filme sarılabilir yeri gelir suyun içerisine oturtulabilir veya kuru bir şekilde muhafaza edilir. Bunları buzdolabında artı 4 derecede saklayabiliriz bunun haricinde kuru gıda tabii ki en önemli şeylerden bir tanesi kuru gıdanın nem almaması gerekir yine çok fazla tabii stok yapmadan öngörü birazcık işte orada açık bakmak gerekiyor olaylara, öngörüyü görerek daha az stoklu çalışarak kuru gıdanın nemsiz, kuru, güneş almayan şekilde ısı almayan şekilde bekletilmesi gerekir bir de tabii ki et ürünleri, tavuk ürünleri, av hayvanları gibi birçok seçenek var bunlarında nasıl şekilde saklanması gerekiyor tabii ki artı 4 veya eksi 18 hatta eksi 60 derecelere de çıkabilir bu yani düşebilir. Bu şekillerde bekletilebilir fakat etlerde şöyle bir sıkıntı oluyor et suyunu çabuk bıraktığı için mümkün olduğunca az eti artı 4’de bekletme taraftarıyım ben eğer et boyutuna göre tabii ki değişiklik gösterir her etin dolapta duracağı gün değişir işte şu kadar bir et işte yaklaşık 300 gr - 400 gr et iki gün beklerken daha etler büyüdükçe 6 - 7 gün bir aya kadar odanın da ısısına göre uzayabilir bunlarıda kendi kendine bölümlere ayırarak et, tavuk, balık gibi bölgelere ayırarak dondurmamız veya artı 4’de bekletmemiz gerekir yani mümkün olduğu zaman her şekilde buzdolabına parçalara ayırıp ürünleri ona göre istiflememiz gerekir. Böylelikle bir miktar daha uzun sürede elimizde tutabiliriz aksi halde eti, tavuğu, balığı yan yana koyarsanız zaten çapraz bulaşma olur ve hepsi birbirini bozacaktır buna mümkün olduğunca ayrı bölgeler, ayrı bölmeler yapıp hatta belki dereceleri biraz daha sıfıra yakın düşürüp o şekilde bekletmemiz gerekir.

Peki bizi şu an izleyen izleyicilerimiz için gıda israfını önlemeleri için neler önerirsiniz, neler tavsiye edersiniz?

Açıkçası mesela aile içerisinde genelde şu yapılır tencere yemekleri değil mi? Ben aileden başlamak istiyorum çekirdek aileden, aile kaç kişidir dört kişi diye ele alalım dört kişilik bir çekirdek ailenin yiyeceği yemek miktarı bellidir değil mi yani atıyorum şöyle bir tencere ben insanlara her zaman şunu diyorum öğünlük pişirmeye çalışın yemekleri öğünlük pişirirseniz israfın önüne geçersiniz neden buzdolabına girip çıkmış ürünü Türkiye’de genelde insanlar yememe taraftarı oluyor yani bir öğün yedik öğlen yemeği bugün kabak yemeği yaptık öğlen için yedik yemeğimizi dört kişi ama yemek yirmi kişilik belki yapıldı geri kalan 16 kişilik porsiyonu yenir mi yenmez düşüncesi herkesin aklında olur öbürüsü güne sarkabilir bunda bir sıkıntı olmaz aslına bakarsanız bakteriyel olarak istenilen derecede soğutuluysa ama hadi öbürüsü güne saklandı geri kaldı 10 kişilik yemek diyelim bu 10 kişilik yemek büyük ihtimal çöpe atılacaktır benim en çok üzüldüğüm şeylerden bir tanesi bu ailelere yapılan en büyük hata bu neden yapılıyor hemen ona da kısaca değinmek isteyim anne çalışıyor, baba çalışıyor ikisinden birisi yemeği yapıyor bundan sonra deniyor ki bu yemek bir kaç gün idare etsin bizi gibi düşünülüyor fakat ikinci gün bu yemek yenmemeye başlıyor ve 3. Gün ister istemez çöpe atılıyor bunun için ne yapabiliriz aile fertleri 4 kişi ise maksimum 5 kişilik yemek yapmak bence bir öğün için en ideal olanıdır öğünü, yemeği az tutarsak eğer bu sefer israfa bir miktar daha az gitmiş oluruz çünkü geri kalan yemeği çöpe atmamış oluruz bir de bu yemekler yapılırken nelere dikkat ediyoruz acaba mesela patates dışı güzel şekilde yıkanıp, patates kabuğu ile kullanılabilir, havuç dışı güzel bir şekilde yıkanıp kabuğu ile kullanılabilir veya diğer birkaç sebze veya kabak dışını rendelememize hiç gerek yok yüzde 15 - 20’sini çöpe atmış oluyoruz bunlardan birazcık daha kendimizi sıkarak bütçeye de katkı olur hem aile bütçesine hem de nelere katkı olur yemek daha fazla çıkar patatesin kabuğunu kestiğinizde en ince soyacakla bile soyduğunuz zaman yüzde 17’sini çöpe atmış oluyorsunuz soğanda bu oran yüzde 25’e kadar çıkıyor diğer havuçta yüzde 18 civarında bunları topladığımız zaman yaklaşık bütün yemeğin yüzde 20 - yüzde 30’unu hiç yemeğe başlamadan çöpe atmış oluyorsunuz ve inanılmaz büyük bir israf bence ben o yüzden birçok sebzeyi dışında ki kabuğu ile pişiriyorum tabii ki iyi bir şekilde yıkıyoruz onda bir sıkıntımız olmaz ama bunların dışındaki kabukları ile birlikte kullanıldığında yüzde 20 israfı önlemiş oluyoruz. Bir de demin konuştuğum gibi bir reçete yapılırsa yani bir yemek içerisine neler gerekiyor, market alışverişini ona göre yapmak çok daha iyi olur ben bazen böyle market de bir tane havuç alıyorum, iki tane kabak alıyorum herkes bana böyle bakıyor ya bu adam niye 1’er, 2’şer tane alıyor gibi çünkü yapacağım yemeğin içerisine onlar yeterli oluyor bana o öğünlük veya o haftalık alışverişi abartmamak gerekiyor yani 3 kg kabak alayım, 2 kg havuç alayım bununla ne yapacaksın belli bir iki tane yemek yapacaksın zaten niye son kullanma tarihleri 3 gün, 5 gün bilemedin daha fazla zaten tutamayacağız bu ürünleri elimizde o yüzden yapacağımız yemeğe göre alışveriş yapmak belki 1’er, 2’şer tane almak bizler için çok daha iyi olacaktır diye düşünüyorum yani her zaman evdeki kişi sayısına göre alışveriş yapmak ona göre yemek yapmak bence çok çok daha iyi olacaktır israfı mümkün olduğunca azaltacaktır diye düşünüyorum.

Peki obeziteden etkilenen insanları gördükçe sağlıklı beslenme ile alakalı araştırma yapmaya başlamışsınız. Sağlıklı beslenerek hem obezitenin önüne geçilip hem de gıda israfını da önleyebilir miyiz?

Bence kesinlikle olur ben uzun bir dönem Amerika’da yaşadım orada şunu gördüm insanlar kilo alıyor ve bu bence devlet politikası olarak yapılıyor yani işte kilolu insan mutludur, mutlu insan sorun çıkarmaz gibi bakıldığını ben düşünüyorum orada kaldığım zamanlarda neden bir hamburger yersiniz Amerika’da bir dolardır, sağlıklı bir salata yemek istersiniz 15 dolardır şimdi gelir gider dengesine baktığımızda da belki Türkiye’de de yine arasında uçurum var ama biz de birazcık daha azdır o uçurum insanları sebzeden ziyade hazır ürünlere fast fooda işte paketli ürünlere yöneltiyor onlar ve onlarda o ürünleri yerken obez oluyor ister istemez niye bir paketli ürün içerisinde bunun yaklaşık yüzde 20 - yüzde 30’u şeker yüzden 15 - 20’si yağ birçok bağlayıcılar var, vücudumuza zararlı olabilecek şeyler var bunları aldığımız zaman vücudumuz yakamamaya başlıyor normalde yetişkin bir insan aşağı yukarı günde 2 bin kalori yakıyorken, 2 bin kalori dediğinizde 2 tane çikolata yapıyor baktığınızda o 2 tane çikolata yiyor üstüne farklı tabii ki doymuyor çünkü 2 tane çikolatayla bir insan bütün gün ayakta kalamaz, doyamaz onun üstüne ne yemeye başlıyor fast food yemeye başlıyor işte cips yiyor, çikolata yiyor, kola içiyor bunun gibi birçok şeyi tüketmeye başlıyor çünkü vücud diyor ki biraz daha ye doymadın diyor ister istemez yani şöyle diyeyim size bir tabak sebze yediğiniz zaman hem çiğnediğiniz için hem lif kaynağı aldığınız için beyin doymaya başlıyor fakat işte fast food yediğinizde beyniniz doyamıyor, doygu algısını oluşturamıyor bundan dolayı insanlar onları yiyerek obez olmaya başlıyor. Türkiye’de de bence şu an en çok ilerleyen şeylerden biri obezite ben yaklaşık 2 haftadır falan birazcık diyet yapıyorum bir ameliyat geçirmiştim ondan dolayı yatıyordum, çok sağ olun. Yattığım için biraz kilo aldım. Bunun için hemen sağlıklı yaşama döndüm sağlıklı yaşam dediğiniz aslında çok basit işte sebze ye, meyve ye, ev yemeği ye zaten sağlıklı yaşarsın, birazcıkta hareket et tabii ki hareket çok önemli bir şey işte yürü her yerde arabayı kullanma işte sokakta her yerde scotterrlar var mesela onları seçme yürümeyi seç böylelikle bence obezite ile savaşabiliriz ama bunun için paketli ürünler, fast food, dışarıda yeme yeme kültürünü birazcık azaltmamız gerekiyor çok zor kaldığımızda yediğimizde bile bence salata yanına et, tavuk, balık gibi ürünleri seçerek yediğimiz bir salata çok daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum.

Peki, az öncede bahsettiniz çok farklı ülkeleri gezdiniz sizce gıda israfı dünyada ne durumda yani o konuda gözlemleriniz neler?

Yani şöyle Amerika’dan ilk önce ele alırsak, Amerika’da gıda israfı şöyle oluyor çok fazla yiyerek israf ediyorlar şimdi bazı şeyleri çok fazla tüketmekte bence israf yani bir tabak yemek yiyecekken 2 3 tabağı yemekte hem bedenimize bir zarar hem de bence israfa giriyor niye bir tabak yemekle veya maksimum 2 tabak yemekle yetişkin bir insan doyabilir. Amerika’da da çok yemek yemekle israf ediliyor burada ki bir menü belkide Amerika’da yarım menü gibi düşünebilirsiniz ortalamaya koyduğunuz zaman bunları diğer Avrupa’da birazcık daha azaltmışlar, Avrupa o konuda birazcık daha bence tutumlu çünkü fast food bir tık daha azdır Amerika’ya göre sağlıklı yaşam birazcık daha fazla özellikle spor çok fazla herkes dışarıda yürür, bisiklete biner, bir şeyler yapmaya çalışır ama gıda israfı da yine Avrupa’da çok fazla diye düşünüyorum niye her şey çok fazla bir şekilde üretiliyor, çok üretildiği içinde ne gibi bir sıkıntı oluyor herkes üretimi tüketmeye çalışıyor ürünler daha ucuzluyor belki ucuzladığı içinde tüketim artıyor ve tüketimden kaynaklı bir israf olduğunu düşünüyorum. Demin dediklerimi toparlamak gerekirse yani Amerika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan da Asya’ya gidecek olursak şöyle bir şey var bence Amerika insanlar çok yediği için israf konusunda bir tabak yemek yerine 3 tabak yemek yemekte bence israftır, Avrupa’da bu birazcık daha az ama Avrupa’da fast fooda dönmeye başladı onlarda da fazla tüketim başladı ve genelde bazı domatesin yarısını çöpe atabilir orada çünkü günah veya israf konusunda düşünmüyorlar bu şekilde bir ürün yok etme var. Asya’ya gelecek olursak Asya’da bence çok fazla israf edilmiyor bir şeyler çünkü zaten kıt kanaat geçirdikleri için her şeyi yeterince alıp, aldıkları her şeyi değerlendirdiklerini düşünüyorum. Bizim Türkiye’ye gelecek olursak bence bizim Türkiye’de israf bölgeden bölgeye değişiyor gibime geliyor yani çok şeyi elde eden insanlar daha çok daha rahat israf edebiliyorlar ama az ürünle geçinmeye çalışan insanlar o ürünlerin kıymetini biliyorlar bence herkesin ürünlerin kıymetini bilmesi gerekiyor yani bir havuç topraktan evimize gelene kadar inanılmaz meşakkatli yollardan geçiyor farklı bir şehirden geliyor ilk önce yıkıyorlar onları güzelce allayıp pulluyorsunuz sonra satıyor arada bir sürü alıcı oluyor, taşıyor, ediyor en ufak örnek biz bile marketten taşıyarak getiriyoruz onu evimize o yüzden bir havuçu bile kabuğunu soymadan bence tüketmemiz gerekiyor ki bu israfa birazcık dur diyebilelim.

Emrah Bey bizim size sorularımız bu kadardı. Sizin eklemek istedikleriniz var mı?

Şöyle eklemek istediğim bir şey var ben bunu her Kurban Bayramı yaklaşırken söylemeye çalışıyorum artık ne kadar sesimi duyurabiliyorum bilmiyorum ama kurbanda hayvanlar kesildikten sonra unutmamamız gereken birkaç şey var ben birazcık ona değinmek istiyorum. Şöyle çok güzel bir şey hayvan kesiliyor tamam ama kesildikten sonra bir hemen tüketmememiz lazım yani şöyle kesildi onu hemen tencereye koyup pişirmememiz lazım yani pişirmeyelim belki daha net olur bu kelime neden bir hayvan kesildikten sonra ölüm sertliği denilen bir şey vardır buna Rigor mortis diyoruz yani damarlardaki kanın çıkması gerekir görürsünüz hayvan kesilir kaslar oynamaya devam eder bu onun durması yaklaşık 12 saati alır daha sonrasında ki 60 saatte ise damardaki kanlar boşalması gerekir yani hayvan pişip tencereye koyduğumuz zaman kanlı bir et yemiş oluyoruz orada maalesef ve etin suyu gidiyor tadı gidiyor her şeyi gidiyor belki eskiler beni birazcık yadırgayacaktır ya öyle olmaz ama sağlıklı olan kısmı ise nasıldır hayvan kesilir derisi yüzülür iç organları çıkarılır sonra kar kas dediğimiz kısmın yaklaşık 72 saat ama Kurban Bayramına 72 saat vaktimiz olmayabilir minimum 24 saat artı 4 derecede bekletmemiz lazım bu bekletme işlemi yaptığımız zaman damardaki kanlar gidecektir ve daha kaliteli bir et yiyor olacağız ve parçalaması, kesmesi, bölümlerine ayrılması çok daha rahat olacaktır ne yapıyoruz eti muhakkak bekletiyoruz sonra istediğimiz şekilde dilimliyoruz ve böylelikle dağıttığımız etler daha hayırlı olacaktır diye düşünüyorum çünkü yanlış bir et dağıtmamız oluruz bekleyin 1. Gün kesin, 2 gün, 3 günden sonra parçalamaya başlayın 4. Gün etler dağıtılsın bir iki gün geç gitsin etler ama daha sağlıklı daha az bakteri yüklü etler gitsin isterim ben yani ne olabilir bayramdan 1, 2 gün önce buzdolapları bir miktar boşaltılır, yer açılır hayvan kesilip en azından büyük parçalar halinde belki herkes kafkas halinde bekletemeyebilir hayvanları büyük parçalar halinde yani bu nedir bacak bölgesi, kol bölgesi ve orta gövde olarak en azından 3 veya 6 parçaya bölünerek daha fazla parçalara bölmeden bekletilir bunu da şöyle yapıyoruz hayvan kesiliyor, parçalar haline geliyor, büyük parçalar halinde oda ısısına iniyor çünkü ilk önce kestiğimizde çok sıcaktır 40 derece civarındadır, oda ısısına iniyor 18 derece civarına daha sonradan buzdolabına kaldırıyoruz minimum 24 saat maksimum 72 saat arasında bekletiyoruz ve ondan sonra parçalayıp gönül rahatlığıyla tüketebilir hem eşe dosta ihtiyacı olanlara dağıtabiliriz diye düşünüyorum.

Emrah bey çok teşekkür ederiz kusura bakmayın internet sıkıntısı için hem sizden hem izleyicilerden özür dileyelim. Kesinti yaşadık.

Estağfurullah ben teşekkür ederim kendisine çok çok iyi bakın umarım güzel bir şeylere değinebildim.

Umarım evet gıdasını koruyanların bugünkü bölümünün sonuna geldik bizleri gıdanı koru sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz çarşamba günü görüşünceye kadar hoşça kalın.