Neslihan Sipahi

"İsrafın ne olduğunun ve bunun ekonomik, sosyal ve iklimsel faktörler olarak ne gibi negatif etkiler yarattığımızın çok farkında değiliz. "

 Sağlıklı yaşam tarzı koçu Neslihan Sipahi, Gıdasını Koruyanlar için merak edilen soruları canlı yayında yanıtladı. Salgın sürecinde beslenme şeklimizde değişiklikler olduğunu belirten Sipahi, bu dönemde toplumun çoğunda belirsizlik ve anksiyete sebebi ile beslenme düzeninden uyku düzenine kadar pek çok şeyin değiştiğine değindi. Herkesin yaşına, boyuna, metabolizmasına ve fizyolojik ihtiyaçlarına göre gün içerisinde alması gereken besin miktarı ve besin öğelerinin olduğunu belirtirken daha fazla değil yalnızca ihtiyacımız kadar beslenmek gerektiğinden söz etti.

Diyabetliler için çok önemli bilgileri canlı yayında paylaşan Neslihan Sipahi, bu konuda doğru bilinen bazı rivayetler hakkında da açıklamalarda bulundu. Gıdasını korumak adına aldığı önlemlere de değinen Sipahi, özellikle ihtiyacı kadar almaya ve bozulmayacak şekilde onları saklamaya özen gösterdiğini söyledi. Yemeklerin kalmaması için bunu düşünerek öğünler hazırladığını ancak kalanları sağlıklı kaplar içerisinde ürünün içeriğine göre buzdolabında ya da buzlukta sakladığını, fazla hazırlamışsa ailesi ve komşuları ile paylaştığını anlattı.

İsrafın ekonomik sosyal ya da iklimsel olarak ne gibi sonuçlar doğurduğunun tam olarak farkında olmadığımızı belirten Sipahi, ailelerin belli başlı alışkanlıklarını değiştirmesinin değer yaratacağına inandığını dile getirdi. Besin etiketi okumayı çok iyi bilmemiz gerektiğinden bahsederek cümlelerine son verirken, porsiyon kontrolüne ve besinleri taze iken tüketmenin önemine de dikkat çekti.

Sohbetimizin tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Video Linki → 

https://www.youtube.com/watch?v=jsYv4Ug5aAo&list=PLaOTh7GADYecB7Qk_wklAORAWbZJKX1oa&index=5

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO ortaklığında gerçekleştirilen Gıdanı Koru Kampanyasının gıdasını koruyanlar sosyal medya canlı yayın serisine hoş geldiniz. Bugünde çok değerli bir konuğumuz var sağlıklı yaşam tarzı koçu Neslihan Sipahi. Neslihan Hanım hoş geldiniz.

Hoş bulduk. Çok mutluyum gerçekten bu yayında olmaktan umarım çok keyifli bir yayın olur.

Biz de çok mutluyuz burada olduğunuz için teşekkür ederiz. Neslihan Hanım şimdi size sorularımız var sizden deneyimlerinizi dinleyeceğiz tavsiyelerini dinleyeceğiz ama ondan önce sizi biraz tanımak istiyoruz. Neslihan Sipahi kimdir neler yapar?

Kısaca aslında 84 İstanbul doğumluyum Bilgi Üniversitesi MBA yaparken kendi sigorta sektöründe olan aile şirketimizde aktif bir şekilde çalışmaya başladım ve kendimi 7 - 8 yıl çok agresif çalışarak şirketin içerisinde buldum 2009 - 2010 yılında uluslararası en güçlü okullardan biri olan koçluk disiplini ile çalıştım Türkiye’ye yeni yeni gelmeye başladığı zaman kendimde çocukluktan beri 23 yıldır tip 1 diyabetliyim ve o zamandan bu zamana aslında koçluğun ilişkili olduğu pek çok disiplin, psikoloji vs. eğitimlerini aldım çantamı pek çok eğitim ile doldurdum ve son üç yıldırdır kendi danışmanlık şirketinde özellikle tip 1 diyabetlilere bu konuda motivasyonel yol arkadaşlığı, koçluk yapıyorum.

Peki, Neslihan Hanım şimdi pandemi sürecinden hepimiz evde kaldık karantinada cafeler, restaurantlar kapalıydı evde yemeklerimizi yaptık peki sizce salgın sürecinde beslenme şeklimiz değişti mi? Nelere dikkat etmemiz lazım beslenmemizde?

Tabii mutlaka değişiklikler oldu özellikle hani böyle ilk bir durumla karşılaştığımızda şok süreci, belirsizlik süreci vardır ya ilk dönemi yaşadığımız zaman özellikle insanlarda yani toplumun çoğunda yaratmış olduğu o belirsizlik ve anksiyete insanların beslenme düzeninden tutun, uyku düzeninize kadar pek çok şeyini değiştirdi. Bu dönemde gece uykuları bozulduğu için daha çok kendisini yemeğe veren insanla işte dolap düzeni bozulanlar stresten ya da belirsizlikten daha çok karbonatlı gıdalara veya tatlıya daha çok saldıranlar abur cubura saldıranlar gibi böyle negatif etkileri oldu olmadı diyemeyiz.

Peki çok yemek değil yeterli ve dengeli beslenmek cümlesini biraz bize açabilir misiniz?

Tabii aslında yemek sağlıklı beslenmeye sağlıklı yemek dediğimiz zaman aslında bu dengeli plandan bahsediyoruz yani bir kişinin yaşına, boyuna, metabolizma durumuna ve fizyolojik ihtiyacına göre gün içerisinde hepimizin alması gereken besin miktarları, besin öğeleri var ve ihtiyacımız kadarını da aslında her renkten sebze ve meyvenin, proteinin tabaklarımızın çeşitli olması, sağlıklı olması bunun fazlasınıda tüketmememiz zaten fazla gıda aldığımız zaman ya da fazla beslenme dediğimiz zaman bu tamamen kişinin metabolizmasına, vücuduna bir yük dolayısıyla burada ihtiyacımız kadar beslenmek, tüketmek çok önemli.

Peki, kan şekerini dengede tutmak herkes için önemli mi?

Tabii çok önemli zaten şöyle şimdi ülkemizde 20 bin 25 bine yakın tip 1 diyabetli çocuk var 8 milyona yakın şu an tipik diyabetli sayısı var ve bunların bir kısmı oral diyabetik dediğimiz ağızdan ilaç kullanıyor, bir kısmı insülin kullanıyor özellikle biz bu tip 1 diyabetlilerin pankreası hiç insülin üretmediği için biz bunu dışarıdan alıyoruz ama diyabeti olmayan birinin pankreası normal bir şekilde çalışıyor ve insülin yemek yediği zaman glikoz üretildiği zaman hücre içine girmek için onlarda hazır bir şekilde geliyor biz bunu taklit etmeye ve yapay pankreası gün içinde taklit etmeye çalışarak yaşıyoruz buradaki de en büyük amacımız özellikle işte diyabet olanlar, insülin direnci olanlar rasyonel diyabette bizimde diyabetli olmayan bireyler gibi kan şekerimizi hedef ağırlıkta götürebilmek bunu götürebilmek çok önemli çünkü iyi bir kan şekeri dengesi yoksa biz sağlıklı bir vücuttan, metabolizmadan bahsedemeyiz hemen halsizlik, yorgunluk, kronik başka semptomlar, komplikasyonlarla karşı karşıya kalırız dolayısıyla kan şekerini dengede tutmamız hepimiz için çok önemli.

Peki, Neslihan Hanım ömrünüzün sonuna kadar sadece tek bir meyve yeme hakkınız olsaydı bu meyve hangisi olurdu?

Geçen gün bunu düşündüm aslında çünkü böyle sevdiğim, ayırt edemediğim bir kaç meyve var ve bazı meyveler tabii bizim kan şekerimizi daha çok zıplattığı için biraz daha temkinli davrandığımız meyveler var işte muz gibi karpuz gibi gerçekten bu meyveleri çok seviyorum ama çocukluktan beri alışmış olduğum ve diyabet kültürüyle de nedense böyle çok bağdaşan belki siz de duymuşsunuzdur hep bir yeşil elma kültürü ile yeşil elma kokusu ile büyüdük sanki böyle özelliklede ekşi elma, yeşil elma kan şekeri çok dengeleyecek işte kalp damar sağlığına faydalı olacak gibi bir algı ile büyüdüğümüz için benim özellikle ilk 5 yıl - 10 yıl her gün öğünümde mutlaka bir porsiyon elma olurdu. Dolayısıyla ben yine hakkımı elmadan yana kullanırım antioksidan ve vitaminler çok zengin dediğim gibi kalp, damar sağlığını koruyor kalorisi düşük ve cilt sağlığına da iyi geldiğini düşünüyorum ben bağışıklık sistemini de güçlendiriyor herhalde benim tercihim elma olurdu ama burada şunuda söylemeden geçemeyeceğim hani normalde ekşi elma ya da normal elmanın aslında birbirinden kalori biz diyabetliler için karbonhidrat hesaplaması yaparken bir farkı yok hepsi 80 kalori 15 gr karbonhidrat yani ekşi elma kan şekerini düşürür, insüline ihtiyaç duymayız ya da tedavi eder gibi bir durum yok.

Biz hep öyle biliyorduk öyle bir rivayet vardı.

Evet, evet hep öyle bir rivayet var elma, tarçın bunu sen de duymuşsundur toplum arasında çok konuşulur.

Peki, Neslihan Hanım siz gıdanızı koruyor musunuz?

Gıdamı en azından son yıllarda dahada böyle farkındalıkla yaklaşıp hem bilinçli yemek seçimi hem sağlıklı mutfak düzeni vesaire bunlara daha çok önem verdiğim için mümkün olduğunca koruduğumu düşünüyorum nasıl koruyorum hani buzdolabı koşullarına, koruma koşullarına çok dikkat ediyorum belli bir alışveriş listem, planım var ihtiyacım kadarını alıyorum böyle küçük porsiyon kaplarda bozulmayacak şekilde gıdamı koruyorum. Herhangi bir çürümeye mağrur kaldığında ya da rengi değişmeye başladığında vs. Onlarıda değerlendiriyorum. Pişirme biçimlerine dikkat ediyorum etiketlerini okuyorum, ambalajlarına dikkat ediyorum. Buzdolabı sıcaklığı işte vs. Hangi ürünün nerede durması gerekiyor bunlara gerçekten son yıllarda daha çok özen gösteriyorum dolayısıyla aslında koruduğumu düşünüyorum.

Peki, siz mutlaka etrafınızda gözlemlendiriyorsunuz israfına en çok şahit olduğunuz ürün hangisi?

Ne kadar böyle aslında ekmekleri artık dondurucuya atsak da bir kısmını işte dilimlendirse de, dilimli ekmekte alsak vs. ben sanki halen böyle ekmeğin çok israf olan besin öğelerinden biri olduğunu düşünüyorum. Fazlasını işte alıp buzdolabında stoklamak daha işte tarihi ya da dolmadan hemen geçmek başka bir paketi açmak, kalanı atmak değerlendirmemek herhalde benim en şahit olduklarımdan biri ben ekmek diye düşünüyorum.

Biz de bütün konuklarımıza bu soruyu soruyoruz %99 herhalde ya da %100 ekmek cevabını alıyoruz.

Değil mi gerçekten yani ben de şimdi onu soracaktım en çok ne cevap geliyor diye herhalde ekmektir diye düşünüyorum.

Maalesef ekmek. Peki sizce neden bu kadar israf ediyoruz?

Bence her şeyden önce israfın ne olduğunun ve bunun ekonomik olarak işte başka sosyal faktörler olarak iklimsel faktörler olarak nelere maruz bıraktığını ya da ne gibi negatif etkiler yarattığımızın çok farkında değiliz. Çok farkındalığımız yok yani bir ailenin belli başlı alışkanlıklarını değiştirdiği zaman aslında ekonomik olarak ne kadar kara geçecek hem başka bir tarafta yoksul bir ailenin belki önünü açmış olacağız ya da orada belki bambaşka değerler yaratacağız bu israfın çok böyle farkında değiliz nelere yol açtığının biz de çok böyle önem vermiyoruz, önem vermediğimiz konular arasındaydı diye düşünüyorum gerçi sadece gıdayı mı israf ediyoruz hayır toplumsal olarak pek çok şeyi israf ediyoruz yani bunlarında farkındayız biraz toplumsal değerler ile de alakalı biraz bu alışkanlıklarımızdan biraz da tam olarak ne olduğunu bilmediğimizden de kaynaklandığını düşünüyorum.

Peki sizce gıda israfını önlemek için insanların ilk yapması gereken şey nedir yani ilk nereden başlamak lazım gıda israfını önlemek için?

İlk bence gerçekten gün içerisinde bazen bizim işte günlük notlarımız ya da işte günlük tutarız ya beslenme günlüğü neler yiyoruz, neler içiyoruz işte bir diyetisyene bunu anlatırken ya da doktorumuz bunu bizden istediği zaman belki kişi tek yaşıyorsa tek ya da bir aileyse aile kiminle beraberse yani hane halkı bunun günlük ya da haftalık olarak bunun bir değerlendirmesi yapabilir yani dolaba alışveriş olarak ne alınıyor gerçekten o alışveriş yerine gittikleri zaman mutfak alışverişe ihtiyacı kadarını alıyorlar mı, etiketini okuyorlar mı bunun ne kadarı çöpe gidiyor ne kadarı yeniyor, neler kalıyor ya da kalan değerlendirebileceğimiz nelerin farkında değiliz belki böyle ana başlıklar hani en çok üstünden gidilmesi gereken bu başlıkları ortaya çıkarırlarsa bence herkes biraz şapkasını önüne koyarsa bu şekilde bir başlanabilir önce alışveriş listesinden ve buzdolabında ne olup, bittiğini gözlemleyerek bu farkındalıkla insanlar yola çıkabilirler diye düşünüyorum.

Siz alışverişe giderken liste hazırlıyor musunuz planınızı yapıyor musunuz?

Artık benim gözüm ve algım çok açık hani zaten şunu alacağım bunu alacağım diye bir toparlarsanız hazır gidersiniz ya bazen tabii zihnimiz çok yoğunsa ya da boylar unutuyorsak atlamamak adına bu yapılabilir, yapılmasında bir sakınca yok ama ben zaten çok sağlıklı beslendiğim için gün içerisinde de bir beslenme düzenim, saatlerim, öğün planım ve porsiyon kontrolüm olduğu için çok zaten böyle aşırı çeşitli şey yok dolabımda yani genelde çok benzer tarzlı ve renklerini değiştirip sebzeler işte günlük ihtiyacım et proteinim neyse ve meyvelerden besleniyorum zaten böyle abur cuburdu tatlıydı bunlardan uzağım dolayısıyla benim alışverişim kısa sürüyor ve ihtiyacım kadarını alıyorum kendi yiyeceğim kadarını alıyorum bittikten sonra tekrardan ama tabii ki ne aldım o poşetin içerisinde ne var ya da böyle eve gelip baktığım zaman bunu almasaydım da olurmuş ya da işte kullanmadım, değerlendirmedim çöpe attım özellikle sizin kampanyaya bu projeyi takip ettiğimden beri burada böyle bir algı oluştu ve ne zaman bir içeriğinizi bakıyor olsam o gün sanki bana bir mesaj veriyorsunuz işte geçen gün çok beğeniyorum sizin paylaşımlarınızı öyle mesajlar geliyor ki çok güzel farkındalık yaratıyorsunuz ben de buna dikkat etmiyorum, etmiyordum artık bugünden sonra ederim dedirtiyorsunuz insanlara o yüzden bir kere daha ben sizi tebrik etmek istiyorum.

Çok teşekkür ederiz. Peki, aldığınız gıdaları nasıl saklıyorsunuz uzun süre bozulmaması için az önce bahsetmiştiniz biraz saklıyorum diye.

Yani biraz saklıyorum aslında sağlıklı kaplar alıyorum gerçekten böyle aldığım kapın maddesine, içeriğine çok dikkat ediyorum onları kaplarda saklıyorum buzdolabı sıcaklığı tabii normal koşullarda saklanması gereken şartlarda mutlaka koruyor oluyorum eğer yiyemiceksem fazla kalacaksa atmıyorum derin dondurucuya koyuyorum ürünümü mesela bu akşam ıspanak yaptım yedim ama yarısı kaldı hazır yıkanmış ıspanak almıştım şimdi onu eskiden olsa eski Neslihan olsa çöpe atardı ama şimdi mesela onu atmıyorum dondurucuya koydum bir sonraki sefer yine kendime tek bir öğün, bir porsiyonluk yapacağım dolayısıyla çok tıka basa da dolabı doldurmuyorum ferah, ufak böyle taze kalacak koruyacak şekilde ve son kullanım ve etiketine dikkat ederek bu şekilde korumaya çalışıyorum.

Peki kalan yemeklerini tekrardan değerlendiriyor musunuz?

Aslında şöyle yemek artık Busecim çok kalkamasına dikkat ediyorum çünkü tek olduğum için daha ufak ve kendime göre tek öğünlük ve her öğünde aynı şeyi yemeği çok sevmiyorum biraz gün içerisinde işte karbonhidrat farklı sebze meyve çeşitlendirmeyi seviyorum doktor ve diyetisyen planım ile beraber dolayısıyla artık onu yemeyeceksem ona göre pişiriyor oluyorum ama kalıyorsada atmıyorum kesinlikle yani bir şekilde onu değerlendiriyorum mesela ya kardeşimle paylaşıyorum ya komşum ile paylaşıyorum çöpe gitmesine izin vermiyorum artık israf etmiyorum artık en basitinden bunu yapıyorum kendim yemeyeceksem dolayısıyla özen gösteriyorum.

Peki Neslihan Hanım Gıdanı Koru Kampanyası hakkında neler düşünüyorsunuz az önce biraz bahsettiniz ama.

Evet yani çok çok başarılı bir kampanya biraz detayını da okudum sizin canlı yayınlarınızı da takip ediyordum konuklara denk geldiğim sürece uluslararası bir kampanya proje aslında bu tabii Tarım Bakanlığı'nda içerisinde olduğu ama ben çok kısa sürede baya yol aldığınızı ve farkındalık yarattığınızı düşünüyorum hem ekonomik açıdan hem iklim açısından hem burada belki fakir, yoksullara da sağlayabileceğiniz katkı açısından aslında bu kampanyayı, projeyi hepimizin sahiplenmesi gerekiyor, herkesin projesi, kampanyası olması gerekiyor umarım böyle daha sürdürülebilir güzel bir zaman devam eder ve sonrasında daha başka başka yine bununla bağlantılı projeler gelir dolayısıyla ben çok başarılı bir kampanya insanlarda farkındalık yaratmak için çok ihtiyacımız olan şeylere değiniyorsunuz dolayısıyla çok başarılı buluyorum projeyi.

Tekrardan teşekkürler. Peki son bir soru soralım size sizce sosyal medya gıda israfını arttırdı mı? Yani biliyorsunuz çok fazla yediklerimizi paylaşıyoruz, paylaşmak için daha çok bir cafeye gittiğimizde daha çok sipariş veriyoruz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?

Evet yani sosyal medyanın bir yalancı tarafıda var bana göre herkes sosyal medyada çok şeffaf davranmıyor yani acaba her paylaşılan tabaklar kendi yediğimiz tabaklar mı yani arkadaşlarımızla bir yerde olup başkalarının tabağını da paylaşmak için paylaşım yapanlar da var o an işte şeffaf olarak bunu yapıp paylaşıyorsak yiyorsak ihtiyacımızsa evet okey o tarafa karşı değilim ama bunu yemiş olmak için yapıyorsak ya da fotoğraf çekmek için yapıyorsak mutlaka senin dediğinde gibi bir kitleyle karşı karşıyayızdır. Bunu da tabii ki arttırıyor olabilir ama buradan da tekrardan duyurmuş olalım. Bunun mutlaka farkına varıp önüne geçelim yani sadece ihtiyacımız için yiyelim böyle fotoğraf için ya da başka şeyler için bunu yapmamak lazım.

Peki Neslihan Hanım bizim size sorularımız bu kadardı sizin eklemek istedikleriniz var mı?

Şimdi yani mutfak düzeni ya da gıdayı korumak ya da işte besinleri israf etmemek, bunları pişirme biçimleri bizim bilgili olduğumuz bu konuların hepsi aslında çok ciddi bir diyabetik sayısı var Türkiye’de, Dünya Sağlık Örgütüne göre de bulaşıcı olmayan salgın rahatsızlıklar arasında gösteriliyor biz diyabetlilerin en önemli diyabeti iyi yönetmek için kriterlerinden biri sağlıklı mutfaktan, buzdolabından ve beslenme şeklinden geçiyor o yüzden bizler için bence çok daha kıymetli olduğunu düşünüyorum hani sağlıklı yaşam önce mutfakta başlar farkındalıkla başlar deriz ya zaten bizim hepimizin gerçekten porsiyon kontrolüne çok dikkat etmemiz lazım, gıdaları korumamamıza, taze tüketmeye çok dikkat etmemiz lazım bunu herkes aslında sadece diyabetlilerde değil besin etiketi okumayı çok iyi bilmemiz lazım aldığımız ürünün içerisinde ne var, fiyatını biliyoruz, okuyoruz belki gramajını da biliyoruz ama içerisinde ne olup ne bittiğini çok bilmiyoruz dolayısıyla ben bunlara biraz daha dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum bunu önerebilirim tavsiye edebilirim sağlıklı bir yaşam için sağlıklı mutfak düzeni ve bunda ki farkındalık, kaçınılma çok zor değil bence biraz böyle elimizi taşın altına koyunca aslında ufak böyle davranış değişiklikleri bizim bu çok çalıştığımız sağlık davranışı değiştirme ufak ufak ipuçları ile ya da ufak hareketlerle bile aslında çok büyük değişimler yaratabiliyoruz dolayısıylada burada da lütfen tekrardan buna özen göstersin bir mutfağı düzenlemek aslında bir buzdolabını değiştirmek belki bir kronik hastalığı önlemek belki 3 5 kiloya veda etmek ya da işte bizim mesela bel bölgesinde, karın bölgesinde doktorlar bir kalınlık olduğu zaman veya yağ toplanması olduğu zaman hemen insülin direncinden ya da tip 2 diyabete davet var mı, yok mu diye şüphelenirler ilk buna bakarlar dolayısıyla ne yiyorsak aslında oyuzdur şeyi var ya hep böyle çok duyarız hayatın içerisinde çünkü yediklerimiz enerjimizi de çok etkileyebiliyor, gün içerisinde motivasyonumuzu da çok etkiliyor, cildimizi de çok etkiliyor, metabolizmamızı hem içerden hem dışardan lütfen hem toplum üzerinde ki etkileri açısından hem kendi sağlığımız açısından hem iklim açısından kendimiz önce bunun farkına varalım kendimiz elimizi taşın altına sokup sonrada belkide en yakınımızdan başlayıp diğer insanlarıda bilinçlendirmekle hepimiz bu kampanyayı daha çok sahipleniriz diye düşünüyorum.

Çok teşekkürler Neslihan Hanım. Geldiğiniz için çok teşekkürler çok keyifli bir sohbetti.

Valla zaman çok çabuk geçti gerçekten. Ben de çok keyif aldım size de başarılar diliyorum umarım böyle çok daha güzel yayınlı keyifleriniz, keyifli yayınlarınız devam eder.

Çok teşekkür ederiz umarım öyle olur.

Evet, gıdasını koruyanların bugünkü bölümünün sonuna geldik bugün yayınımızı sağlıklı yaşam koçu Neslihan Sipahi vardı gıdasını koruyanları

gıdanı koru sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz. Bu yayını ve önceki yayınları YouTube, Instagram ve Twitter hesaplarından bulabilirsiniz. Cuma günü görüşünceye kadar hoşça kalın.