Doğa Çiftçi

"Hizmet sektöründe bilinçli şeflerin yetişmesi ve bilinçli şekilde menü planlaması yapılması gerek."

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi mutfaklar koordinatörü ve mutfak sanatları merkezi başkanı şef Doğa Çiftçi, canlı yayında Gıdasını Koruyanlar için anlattı. Sorularımızı yanıtlayan Çiftçi, gıda israfı ile mücadeleye öncülük etmenin öncelikli olarak sektörün içindeki şeflere düştüğünü belirtirken israfın önüne geçmek için alınabilecek önlemlere de değindi.

Gıda israfının ağırlıklı olarak hizmet sektöründe yapıldığını belirten Çiftçi, bilinçli şefler ve bilinçli menü planlamalarının yapılmasının yanında bilinçli tüketimin de ne kadar önemli olduğunu anlattı. Gıdamızı korurken kendimizi de korumak gerekiyor diyen Çiftçi, tüketilebilecek miktarda yemek yapılmasının öneminden ve yemeklerin uzun süreli saklanmasının sakıncalı olduğundan bahsetti. Alışveriş listesinin ve besin değerini koruyarak gıda saklayabilmenin önemini vurgulayan Çiftçi, gıdamızı iyi tanımamız gerektiğini belirtti. Özellikle hizmet sektöründe yer alanlar için bilinçli alışveriş ve saklama konusunda önerilerde bulunan Çiftçi, şef olmak isteyenler için de tavsiyeler verdi.

Sohbetimizin tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Video Linki → 

https://www.youtube.com/watch?v=zdq-Ie36-xk&list=PLaOTh7GADYecB7Qk_wklAORAWbZJKX1oa&index=9

Tarım ve Orman Bakanlığıyla FAO ortaklığında gerçekleştirilen Gıdanı Koru Kampanyasının gıdasını koruyanlar sosyal medya serisine hoş geldiniz. Bugün yayınımızda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi mutfaklar koordinatörü ve mutfak sanatları merkezi başkanı şef Doğa Çiftçi var. Doğa Bey hoş geldiniz.

Merhaba, Hoşbulduk öncelikle çok teşekkür ediyorum böyle bir programa beni konuk olarak aldığınız için saygılarımı sunuyorum, hayırlı akşamlar.

Biz çok teşekkür ederiz geldiğiniz için.

Rica ederim.

Şimdi Doğa Bey size sorularımız var birazdan sizin deneyimlerini dinleyeceğiz sizden tavsiyeler alacağız ama ondan önce sizi biraz tanıyalım mı şef Doğa Çiftçi kimdir, neler yapar?

Vallahi şöyle söyleyim ben 1979 Elazığ doğumluyum. Aşağı yukarı 30 - 31 senedir sektörün içindeyim ve aşçılık yapıyorum bunun tabii son 15 senesi Gaziantep’de çalışmaktayım ve bununda son 4 senesi biraz önce saydığınız gibi Gaziantep Büyükşehir Belediyesi mutfaklar koordinatörlüğü ve mutfak sanatları merkezinin başkanlığını yapıyorum tabii bu süreçten biraz bahsedeyim size 4 sene yani biz 2015’in sonunda UNESCO’ya dahil olduktan sonra Gaziantep bu networka dahil olduktan sonra bu işin başına geçtim ve o günden beri bu işin başında devam etmekteyim Gaziantep’de görev yapıyorum.

Peki, Gıdanı Koru Kampanyası hakkında neler düşünüyorsunuz?

Gıdanı Koru Kampanyası hem ülkemiz hem de dünya için önemli bir adımdır bence bu konuda öncülük edecek farkındalığa sahip olmak bizim gibi sektörün içinde ki şeflere düşüyor ilk baştaki bilincin, sorumluluk aslında bizim şeflerin üzerinde yapılan çalışmalarda gıda israfında baktığımız zaman pastadaki en büyük payın aslında bizim hizmet sektörünün içinde olduğunu görüyoruz çünkü hizmet sektörünün içinde yine hakikaten inanılmaz israflar oluyor ben de hayatımı mutfakta geçiren bir şef olduğum için hep yani hayatımızı mutfakla kazanıyoruz ve bununla alakalı çalışmalar yapıyoruz elimden geldiği kadar israfın önüne geçmek ve gıdayı korumaya çalışıyoruz zaten bunuda çalıştığımız mutfakların içinde birebir yapıyoruz ki şöyle söyleyim Gaziantep mutfağı aslında hani bir sıfır atık şeyimiz vardır bizim mevzumuz vardır aslında Gaziantep mutfağı sıfıra yakın sıfır atığa yakın bir mutfaktır çünkü Gaziantep mutfağında bütün ürünleri biz kullanmaya çalışıyoruz yani şöyle örnekler verebilirim size içli köfte yapıldığı zaman işte içli köftenin içi kaldığı zaman ona yapma denir Gaziantep’de elle bir formata getirirdik sonra kızartılır yapma diye yenir ne bileyim dolmalıklar yapılırken o kuruluk biliyorsunuz patlıcan kurusu işte biber kurusu o patlıcanların başı kesildiği zaman bunlar israf edilmez bunlarda kurutulur ve bununla yemekler yapılır Gaziantep’de yine işte ne bileyim bir pirinç pilavınız kaldıysa bunu dolmaya çevirirler, dolma yaparlar o yüzden ki işte mesela ucce dediğimiz bir yemek var çekirdeklerin sapı kaldığı zaman ona doğranır işte maydanozların saplarıyla mücver tarzında bir yemek yapılır yani buna örneklerimiz çok aslında kuru ekmek kaldığı zaman omaş dediğimiz bir ürün var o yapılır hakikaten o yüzden Gaziantep Mutfağı sıfır atık bir mutfak diye değerlendirebiliriz o yüzden ki hakikaten ben Gaziantep mutfağını bu yüzden de çok seviyorum. Bir de işte şimdi israfa baktığımız zaman en büyük israf biliyorsunuz ki ülkemizde ekmekten oluyor tabii ki bunun önüne geçmek gerek ekmeğide buna dair kullanmamız gerek yani tüketebileceğimiz kadar kullanmamız gerekiyor o yüzden gıdanın korunması benim için çok önemli bu konu ile alakalı da benim görüşlerimi aldığınız için çok teşekkür ederim sağ olun.

Ne güzel, peki ben de size tam o soruyu soracaktım çevrenizde en çok gıda israfına şahit olduğunuz ürün diyecektim ekmek dediniz başka neler var?

Yani şimdi bugün baktığımız zaman şimdi biz kendi tesislerimizde ben aslında kendim için biraz konuşayım biz bu israfın önüne geçmek için elimizden gelen her şeyini yapıyoruz buna dahil neler yapıyoruz, buna dahil menü planlaması yapıyoruz, buna dahil satın almalar yapıyoruz ama tabii ki israf deyince benim aklıma en başta işte dediğim gibi bu pastanın çok büyük bir kısmı bizim hizmet sektöründe oluyor çok büyük bir kısmı o yüzden hakikaten bu da çok üzücü o yüzden bilinçli şeflerin yetişmesi gerek, bilinçli şekilde menü planlaması yapılması gerek insanlarında aslında biraz daha bilinçli tüketmeleri lazım yani yemekte yemek konusunda da bilinçli bir şekilde tüketimi sağlaması gerek ekmeğin dışında en büyük şey bence aslında turizm sektöründe görüyoruz bunu çoğununa açık büfeler, açık büfelere baktığımız zaman hakikaten ben açık büfeyi gördüğüm zaman yüreğiniz şöyle cız eder dersiniz ya hakikaten benim yüreğim cız ediyor çünkü insanlarda aslında bunun şeyi de yok bilinçi de yok çünkü büfeye girdiği zaman eline bir tabak alıyor ve bu tabağı tıka basa dolduruyor aslında büfe orada bekliyor hani oradan aldığınız size yetmedi bir daha gidip büfeye girip istediğinizi alabilirsiniz. En büyük israfların bir taneside burada karşımıza çıkıyor yani açık büfelerde karşımıza çıkıyor bu da üzücü mesela ben menü planlaması yaparken çok israf olmayacak veya sıfır israf olacak şekilde planlamaya çalışırım menüde kullandığım ürünleri menünün dışına çıkmamaya çalışırım yani bir kullandığım malzemeyi ikinci yemekte de kullanmaya çalışırım ki bu aslında bana satın almada da bir avantajdır israf konusunda da bir avantajdır çünkü benim oradan kalan ürünü diğer tarafta değerlendirme şansım olacaktır ama tabii ki bu menü planlamasını yapabilecek şefler lazım ki şu anda bu şeflerin sayısı çok fazla arkadaşlarımızda bu konuda çok duyarlılar o yüzden biz de elimizden geldiği kadar israf etmemeye çalışıyoruz ama en büyük israfıda dediğim gibi ekmekte görüyoruz çünkü biz anadoluda bu coğrafyada ekmek aslında bizim için çok değerli ekmeksiz biz yemekte yemeyiz bir şekilde ekmeğin bizim soframızda olması gerek, tezgahımızda olması gerek, ertesi güne kalması gerek yani çünkü dediğim gibi bizle özdeşleşmiş ve hakikaten bizim için çok değerli bir ürün ekmek bunlarla alakalı çalışmalar yapıyoruz yani ekmeği nasıl değerlendirebiliriz bayat ekmekten neler yapılabilir bunların hepsini zaten yanımızdaki şeflere de anlatıyoruz, arkadaşlarımıza bunu anlatıyoruz ve menülerimize bunu monte ediyoruz zaten.

Peki, sizin evinizde yemek kalıyor mu? Bu kalan yemekleri nasıl değerlendiriyorsunuz bu anlattıklarınız gibi bir planlama yapıyor musunuz onlar içinde?

Şimdi aslında tabii ki bizde de kalıyor, kalmaz olur mu ben de 3 tane çocuk var ellerinizden öper bazen işte bir tanesi diyor ki ben bu yemeği sevmem ben yemem tabii biz günlük yapmaya çalışıyoruz tüketebileceğimiz kadar yapmaya çalışıyoruz evimizde de yemeği kaldığı zaman zaten ben farklı bir yemek yaptırmam ertesi güne çünkü bizim yetişme tarzımızda bununla beraber ilerliyor. Ben eşimede söylerim yemek kaldıysa ertesi gün yemek yapmana gerek yok bugün biz bu yemeği yiyeceğiz, bunu bitireceğiz diye ama tabii ki şöyle bir şeyde var tabii gıdanı koru diyoruz ama kendimizi de korumamız gerekiyor şimdi yemekleri iki günden fazla muhafaza etmekte sakıncalı çünkü bizim muhafaza ederken tencerede bıraktığımız yemekler artık ikinci günde birbirleri ile etkileşime geçiyorlar yani o ondan bir şeyler alıyor, o ona bir şeyler veriyor tabii ki gıdamızı korurken kendimizi de korumamız gerekiyor.

Peki, alışverişe giderken alışveriş listesi hazırlıyor musunuz?

Şimdi bununla alakalı da çok güzel bir örnek vereceğim ben hep alışveriş listem olur yani bir kağıda yazarım veya aklıma yazarım veya işte telefonuma not alırım bir şekilde bir listem olur ben Avrupa’da yani birçok ülke gezdim bununla alakalı da oradaki kültürleri yakından takip ediyorsunuz hem yemek kültürünü hem insanların yaşayış kültürünü hem felsefesini gittiğiniz zaman bunlarıda gözlemleme şansınız oluyor ben Avrupa’da gittiğim zaman insanları çok merak ettim yani marketlerde bakıyorum insanlar yiyebileceği kadar alıyor bizde ki gibi değil biz de nedir gidersiniz işte bir meyveden alacaksınız işte 3 - 4 kg alırsınız eve getirirsiniz belkide tüketemeden çürür ve atarsınız bunu bu inanılmaz bir israf ama Avrupa’ya baktığımız zaman kendisinin yiyebileceği kadar alıyor yani bir tane elma yiyeceksin bir tane elma alıyor işte bir tane portakal yiyeceksin bir tane portakal alıyor işte beyaz peynirden yüz gram yiyebilecekse yüz gramını alıyor ben de aslında bunu kendi evimde uyguluyorum yani sık sık alışveriş yapmaya çalışıyorum ve daha taze ve daha çabuk bitirebileceğim ürünleri seçiyorum.

Peki, gıdalarınızı uzun süre saklamak için hangi yöntemleri tercih ediyorsunuz?

Yani gıdaların saklanma yöntemini aslında belirlerken gıdayı çok iyi tanımak gerekiyor bizim zaten yaptığımız yanlışların en büyüğüde zaten bu gıdayı tanımadan saklama yöntemini de bilmeniz mümkün değil. Gıdayı saklarken aynı zamanda besinin değerini, zenginliğini, dokusunu, aromasını, fiziksel yapısını bunların hepsini aynı şekilde korumanız gerekiyor çünkü yani nasıl diyim genellikle, ben genellikle dondurarak saklamayı tercih ediyorum şöyle söyleyim aslında bizim dondurmada da bazı yanlışlarımız var, bazı yanlış terimler var işte -18’e attığınız zaman aslında ürünü dondurduğunuzu zannediyorsunuz ama oradaki dondurma uzun süreli olduğu için zaman uzadığı için tabii ki buradaki mikroorganizmalar çalışmaya devam ediyor o da işte bizim gıdamızı tehdit altına alan olaylardan bir tanesi tabii ki bizim bunu evde yapma şansımız kolay değil biz kendi işletmelerimiz için şöyle söyleyim şöyle konuşayım biz de aletler var biz de anında eksi - 40’ı görüp -40’da şokladıktan sonra -18’e alıyoruz ve bu şekilde devam ediyoruz ben genellikle dediğim gibi dondurarak saklamayı tercih ediyorum ve bizim zaten geçmişten gelen bazı yöntemlerimiz daha var işte mesela turşu dediğimiz olay biz aslında turşuyu niye yapıyoruz bunu fermente ederek yapıyoruz aslında bu koşullarının o gün getirdiği şeylerle, yapılan şeylerle bugünlere kadar gelen ürünler bize yani aslında onlar bize birer miras çünkü turşu yapımı dediğimiz şey fermente etmek aslında belkide o turşuyu içindekini saklayabilmek adına yapılmış şeyler bunlar işte bugün bizim kuru etlerimiz, pastırmamız, tuzlayarak yaptığımız şeyler bunlar aslında birer saklama teknikleri.

Peki, aynı şekilde öğrencide yetiştiriyorsunuz, öğrencilerinizede gıda israfı ile ilgili bir eğitim veriyor musunuz?

Yani tabii ki veriyoruz şöyle söyleyim hani bu eğitimin dışında zaten bizim hayat felsefemiz diyeyim hani çünkü biz mutfakta hiçbir şeyi atmaktan taraftar değiliz yani en küçük parçaya kadar bunu değerlendirmek, geri dönüşümünü sağlamak ama tabii bunların geri dönüşümünü sağlarken yeni ürünler yaparken insanların sağlığı ile de oynamamalıyız yani o boyuta gelmemek çünkü dediğim gibi hani diyoruz ya gıdanı koru, evet gıdanı koru ama sağlığınıda koruman gerekiyor bu arada insanların sağlığını da korumanız gerekiyor hakkaten yani bizim yaptığımız işte aşçılıkta kolay bir iş değil dışarıdan bakıldığı zaman bilmiyorum belki kolay gibi gözükebilir ama sonuçta insanların hayatı da bizim elimizde çünkü biz onlara gıda ile alakalı hizmet vermeye çalışıyoruz onlarda tabii ki gıdanın en iyisini, en kalitesini sunup ve onlarda bunlardan beslenmesi gerekiyor o yüzden tabii ki bizim yetiştirdiğimiz kişilerde, öğrencilerde mutfağın içinde biz bunların birebir eğitimini veriyoruz.

Peki sizce gıda israfını önlemek için neler yapabiliriz?

Gıda israfını önlemek için neler yapabiliriz işte biraz önce söyledim ya size yani bizim evler için konuşayım hani ben kendi sektörümden de örnekler vereceğim ama biraz önce size dedim ki markete gittim ben yiyebileceğim kadar alayım 1 tane elma yiyeceksem 1 tane elma almalıyım bir de şimdi evlerde buzdolabına bakıyorsunuz buzdolabının içi tıka basa dolu yani bu şekilde olmaz bu işler dolabınla kendisinin bir şeyi var iç potansiyeli var yani onun çok üst üste yayarak orada soğutmanız ve bunları sağlıklı bir şekilde tutmanız mümkün değil onunda zaten bir şeyi var yani ona göre yapmalı dolabınız daha az dolu olmalı işte mesela dolabı çok fazla doldurursanız elektrikten de israf ediyorsunuz çünkü kendi kendini soğutmak için bu sefer daha elektrik harcıyor tüketimi daha fazla oluyor şimdi o yüzden en başta ne yapmalıyız aldığımız ürünleri azar azar almalıyız stok yapmamalıyız yani hele ki bunları buzdolabında saklayacaksak çok fazla saklamamaya çalışmalıyız ürünlerimiz 2 - 3 günlük olmalı ne bileyim dondurduğumuz ürünleri bir aydan fazla tutmamalıyız bir ay içinde bunu tüketmeliyiz. Ne bileyim işte sebzelerimizi aldığımız zaman biraz alkollü suda bekletebiliriz yani şöyle söyleyim karbonatlı suda falan diyeyim alkollü olduğu için bozulmasını geciktirecektir çünkü bu tarz yaptığımız yıkamalar ondan sonra ağzını açık bırakmamalıyız ne bileyim işte peynir aldınız peynirin içine bir tane küp şeker koymalısınız üstünde küflenmeler olmasın diye yani aslında hayatımızı biraz daha kolaylaştırıp biraz daha pratik dolabımızı çok fazla doldurmadan daha az satın alma yaparak bir de menülerimizi ona göre oluşturarak yani çıktığımız zaman pazara, çarşıya hani o hafta yapacağımız şeyleri planlayıp planlı devam edersek israfında önüne geçmiş olacağız.

Peki, Doğa Bey şef olmak isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Vallahi şef olmak isteyenlere söyleyecek çok şey var bu konuşmak ile bitmez ben dediğim gibi 30 - 31 senedir bu mesleğin içindeyim tabi hem mesleğin içindeydim hiç bırakmadım sabah okula öğleden sonra işe sabahleyin işe öğleden sonra okula olarak tam tersi işte sabahçıysam, öğlenciysem değişiyordu lise yıllarında, üniversite yıllarında halen devam etti bu ondan sonra bir yol ayrımına geldim yani artık bu işe okuyarak mı devam etmek veya işte bu aşçılık işini yapmamak mı yoksa aşçılıkta profesyonel olarak mı devam etmek ben sonunda bunu profesyonel olarak yapmaya karar verdim ve şeflerimin doğrultusunda aslında onlar beni yönlendirdiler hani senin mesleğin iyi artık aşçılıkta bu üniversite okumakla olmaz boşver sen aşçılıkta devam et dediler ben de kendimi bu konuda uzmanlaştırdım o yıllardan beri de profesyonel olarak yapıyorum dediğim gibi 31 sene oldu az bir zaman değil aslında şeflik, şef olmak istemekle şef olunmaz aslında şefliği birileri size layık görür ve siz olursunuz ama bununla alakalı emek vermeniz gerek, bununla alakalı çaba göstermeniz gerek de zaten hakikaten o mertebeyi kazanmışsanız birgün bir yerlerde şey olabilirsiniz ama ben okuyan arkadaşlarım için biraz serzenişim oluyor çünkü bugün işte gastronomi okuyan arkadaşlarımız var dört yıl gastronomi okuduktan sonra ben çok iyi bir yerde şef olacağım diyorlar inşallah olurlar biz de isteriz okumuş şeflere bizim de ihtiyacımız var yani işte o yüzden ki baktığım zaman biz bitirdikten sonra şef olacağız ama öyle olmuyor bu işler hani şimdi siz araba kullanmayı bilmiyorsunuz ehliyet kursuna yazıldınız, ehliyet kursunda da hasver kader size ehliyet verdiler ama direksiyonun başına geçip hiç araba sürmediniz nasıl sürebilirsiniz yani aslında şeflikte böyle bir şey kendi kendini bu konu ile alakalı yormalı, çalışmalı, mutfağın bütün departmanlarında yaşamalı, bütün departmanlara hakim olmalı o yüzden mesleği severek yapmalı en başında bu geliyor çünkü bizim mesleğimiz hakketen meşhakatlı ve zor bir iş çünkü dediğim gibi biraz öncede değindim biz insanları mutlu etmek için insanları ne bileyim daha iyi hizmet edebilmek için çalışıyoruz bir de aslında sağlıklarıda bizim aşçıların elinde çünkü size güveniyorlar siz de onlara kaliteli ürün vermek zorundasınız o yüzden tavsiyem şudur ki hakikaten çalışarak, severek bu işi yapabilirler.

Çok güzel bir mesleğiniz var Doğa Bey. Programımız bu kadardı sizin eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Vallahi siz soru sormalısınız çünkü ben konuşursam çok konuşurum yani bu derya deniz bir olay o yüzden dediğim gibi ben konuşmaya başlarsam yetmez program bence siz soru sorun.

Yani bizim sizin için hazırladığımız sorular bu kadardı bunlara ek birkaç parça bir şey söylemek ister misiniz? Gıda israfı ile ilgili, kampanyalarımız ile ilgili

Yani bence her şef bununla alakalı farkındalık yaratmalı ki hakikaten Türkiye’deki bizim sektörde ki şef arkadaşlarımız çok iyi çok bilinçliler ve dediğim gibi biz menü planlaması yapıyoruz menü planına göre ilerliyoruz buna göre satın alma yapıyoruz, buna göre stoklarımızı yapıyoruz ki bugün Türkiye hakikaten çok iyi şeflere sahip çok iyi şeflerle çalışıyoruz benim kendi yanımda çok iyi şeflerim var altımda ki şefler çok iyi dediğim gibi işte menü planlamasını çok iyi yapmak gerek satın almayı çok iyi yapmak gerek stokları buna göre takip etmek gerek menü planlamaları yaparken çok fazla kabalık ürünlerden kaçınmak yani biz buna aslında menü planlaması diyoruz, menü planlaması dediğimiz şeyde mesela bir gün işte cafe açılıyor siz kafeye gidiyorsunuz menüleri şöyle bir çeviriyorsunuz, kitap gibi bitmiyor sürekli çeviriyorsunuz yaprakları aslında böyle bir menü yapmak çok iyi bir şey değil yani profesyonelce yaklaşan insanların profesyonelce yaklaşan insanlar bu işi yapanlar biraz daha menüyü kısaltırlar ve menüde kullandıkları ürünleri de mesela bir yemekte kullandığı ürünü ikinci yemekte de kullanabilecek şekilde planlarlar ki bunlarda hakikaten israfın önüne geçmekle alakalı yapılan çalışmalardır yani bu şekilde çalışmalar yapmak gerek bir de saklama koşullarını söyledik saklama koşullarını iyi yapmak gerek bunları iyi olgunlaştırmak gerek bunlarla alakalı tedbirler almak gerek yani soğuk odalarda ki tedbirlere uymak gerek işte ağzı açık hiçbir ürün saklamamak gerek şimdi satın almalarda da çok önemli yine alırken ürünü doğru ürün almak gerek yanlış ürün alırsanız geldiğiniz zaman bununla alakalı biz meyve sebzede bunu çok yaşarız eğer satın almayı arkadaş yanlış yapmışsa tesisinize ulaştığı zaman zaten bir 300 - 400 bununla alakalı kaybının oluyor o yüzden satın almayı da doğru yapmak gerek, soğuk odalarda ki o ürünlerin istifini çok iyi yapmak gerek yine bakliyatlar olsun bunları bıraktığımız odaların iklimlendirilmiş olması gerek yani hava şartlarının uygun olması gerek gerekte gerek yani bunlar hepsi üst üste geldiği zaman hakikaten israfa karşıyız o yüzden çünkü bunların hepsi birer nimet ve dünya üzerinde baktığınız zaman açlıktan ölen insanlar var şimdi bizim bu attığımız atıklarla hakikaten belki dünyanın hepsini doyurucaz hiç kimse açlıktan ölmeyecek o yüzden sahip çıkmalıyız israf etmemeliyiz bunun yanında dediğim gibi günahta yani.

Doğa Bey çok teşekkür ederiz çok keyifli bir sohbetti. Güzel bilgiler verdiniz. O zaman gıdasını koruyanların bugünkü bölümünün sonuna geldik bugün yayınımızda Gaziantep Belediyesi mutfaklar koordinatörü ve mutfak sanatları merkezi başkanı şef Doğa Çiftçi vardı tekrar teşekkür ederiz geldiğiniz için.

Ben teşekkür ederim hayırlı akşamlar.

Cuma günüde yayınımızda Ender Şire olacak bizi gıdanı koru sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz cuma günü görüşünceye kadar hoşçakalın.