Turan Zeynel Akdağ

"Influencerların Gıda İsrafının Önüne Geçebilecek Tavırlar Sergilemeleri ve Örnek Olmaları Gerekiyor."

Şef, izci lideri, doğada takım çalışması eğitmeni ve kendi tabiri işe Ayı Yemeği başyiyicisi Turan Zeynel Akdağ, Gıdasını Koruyanlar için canlı yayında merak edilen soruları yanıtladı.

gıda israfı ve alınabilecek önlemler ile ilgili görüşlerini paylaşan Akdağ, kamp camiasında hemen hemen hiçbir şeyin israf olmadığına değindi. 300-400 kişilik kamplarda büyük öğünler hazırladıklarını ancak kalan gıdaların kampa katılanlarla, artan yemeklerini de doğadaki canlılarla paylaştıklarını iletti.

Özellikle restaurantlarda gıda israfının yüksek olduğunu, yemeklerle birlikte getirilen mezelerin ve yan ürünlerin birçoğunun çöpe gittiğini ifade eden Akdağ, yenilen yemeklerin ardından kalan gıdaların paketlenerek götürülebilmesinin etkili bir çözüm olabileceğini vurgularken gıda israfı konusunda yeterince bilgili olmadığımızdan da söz etti.

Influencerların takipçileri tarafından fikirlerine değer verildiğini ve bu kişiler tarafından gıda israfı konusunda gerekli adımların uygulanmaya başlayıp doğruların anlatılması halinde topluma destek sağlanabileceğini anlatan Akdağ, gıda israfı ile mücadelenin bir döngü olduğuna değinenerek ‘Bunun için hep beraber el birliği ile çalışmamız gerekiyor’ cümlesi ile sözlerini sonlandırdı.

Sohbetimizin tamamını buradan inceleyebilirsiniz.

Video Linki → 

https://www.youtube.com/watch?v=OWsdfuDMitI&list=PLaOTh7GADYecB7Qk_wklAORAWbZJKX1oa&index=18

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO ortaklığında gerçekleştirilen Gıdanı Koru Kampanyasının gıdasını koruyanlar canlı yayın serisine hoşgeldiniz. Bugünkü yayınımızda Turan Zeynel Akdağ var. Turan Bey hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Nasılsınız?

Bu yayında olmaktan gerçekten çok mutluyum.

Biz de burada olduğunuz için çok mutluyuz.

Evet, sizlerle olmaktan, süper bir yayının beklediğini biliyorum. Bir an önce kavuşmak için sabırsızlıkla bekliyordum.

Biz de öyle, şimdi size sorularımızı soracağız ama ondan önce sizi biraz tanıyalım mı? Turan Zeynel Akdağ kimdir?

Turan Zeynel Akdağ, 1985 yılında doğdu aslında hayatının önemli bir bölümü 2000 yılında gerçekleşti, tamamlandı. Gençken gençlik merkezinin gönüllüsü oldu ve izcilik çalışmalarına başladı. Bundan dolayı hep topluma hizmet desturu ile yetişti ve aslında şu an geldiği yerde ki ya da yaşadığı hayattaki en büyük kazanımı bu oldu topluma hizmetle büyümesi ve bu gönüllülük çalışmaları gereği gençlik merkezinde ki yaptığı çalışmalardan dolayı 2010 yılında gençlik lideri oldu ve hayatını böyle devam ettirmeye başladı aslında gönüllü yaptığı bir çalışma onun bir mesleği haline geldi severek yaptığım bir mesleğim var aynı zamanda kamp lideriyim. Program sorumlusu olarak geçiyor ve yaz döneminde gençlik kamplarında sürekli gençlerle bir arada olma imkanı buluyoruz ve güzel çalışmalar yapıyoruz beraber tabii izciliğin getirdiği bir şey olarakta, artı yön olarakta hayatıma izciliğin bana kattığı şeylerle bir yol çizdim hobi olarak zaten burada olma vesile de aslında o ayı yemeği olarakta sizlerin karşısındayım.

Peki, İnstagramdan sizi takip ediyoruz Ayı Yemeği isimli bir Instagram sayfanız var bu Ayı Yemeği nereden geldi? Biraz anlatır mısınız?

Ayı yemeği, 2016 yılında dediğim gibi izcilik yapıyordum ve sürekli kampa gittiğimizde kendi yemeklerimizi yapıyorduk. Hem kendi imkanlarımızla, yanımızda götürdüğümüz yiyeceklerle hem de doğadan bulduğumuz şeylerle bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sonrasında dedik ki işte arkadaşlarımızla otururken ya çok güzel örnekler var dünyada yemeklerini paylaşan hesaplar var ve aslında yöntem sunuyorlar ve şuna karar verdim dedim ki ben bir sayfa açacağım adı da Ayı Yemeği olacak dedim. Kamp da verdiğim bu kararı dört gün sonra uygulamaya geçmişim gittiğim kamp tarihini hatırlıyorum ve Ayı Yemeğinin açılma tarihi 24 Mart 2016 ve dört günde bu kararı verip sayfayı açmışım örnek çalışmaları paylaşıyorum ve başka kampçıların yaptığı yemekleri paylaşıyorum insanlara örnek olsun diye.

Peki, çevrenizde gıda israfına çok fazla şahit oluyor musunuz eğer oluyorsanız en çok hangi ürünün israfını gözlemliyorsunuz?

Şöyle aslında kamp camiasında çok fazla şahit olmuyorum buna çünkü sürekli hem toplu kamplar yapıyoruz biz toplu kamplar, toplu etkinlikler yapıyoruz özellikle yılda bir yaptığım ayı yemeği kampı var onun dışında bireysel kamplarada gidiyoruz biz de hemen hemen hiçbir şey israf olmuyor nasıl derseniz şimdi bir yiyeceği israf etmede şöyle bir durum var yiyemediğiniz kısmını diğer canlılar ile paylaşıyorsanız bu tabii doğaya, etrafa atmak gibi değil biz de olan şey mesela yolda gördüğümüz bir köpeğe yedirebiliyorsak bunu ya da sonucunda başka bir şeye onlara ulaşmasını sağlayacak bir yöntem buluyorsak evet ya da kamplarda şunu yapıyoruz mesela geçen sene kampım oldu çok fazla yiyecek arttı ben dedim ki bu yiyeceklerin hiçbiri benim değil bu yiyecekleri paylaşacağız kampa 400 kişi gelmişti herkesin eline bir poşet ya da işte bir domates, salatalık ondan sonra yolda yersiniz bunu yolluk yaparsınız diye çünkü uzak mesafelerden gelmişlerdi verip paylaştık ya da şöyle bir şey yapıyoruz işte kampa gelenlere diyorum ki yanınızda birer paket yiyecek getirin ondan sonra bunları ihtiyaç sahiplerine paketleyip dağıtıyoruz mesela kampın giriş kuralı bu oluyor. Kampta yemek yapıyoruz çok büyük öğünler yapıyoruz. Dediğim gibi 400 kişilik yemek yapıyoruz 300 kişilik - 400 kişilik ve bunlar şu şekilde oluyor yiyebildiğimizi yiyoruz evet mesela geçen sene menemen artmıştı biz bunu yumurtalamadık yani yumurta atmamıştık içine bir kısmına onları kışlık olarak konservelere koyup halen yediğimiz menemenler var mesela ya da arkadaşlarımıza veriyoruz onlar yanlarında götürüyorlar. Bu şekilde dediğim gibi kamplarda israf olmuyor ama etrafımda şöyle israf var belki ana yemeklerde değil yani restaurantlarda ki ana yemeklerde değil ama benim içim acıyor yemeklerin yanında çok fazla meze geliyor göz batmayacak bir şekilde belki ama bunlarda israfın temel kaynaklarından ve gıdalarımız tükeniyor aslında.

Peki, şimdi sosyal medyada paylaşmak için bazen çok fazla yemek söylüyoruz işte sırf bir şeyi paylaşmak için başka restaurantlara gidiyoruz sizce sosyal medya gıda israfını arttırdı mı?

Şu şekilde, insanlardaki, insanlar sosyal medyada göstermek için yemek yiyor evet, bazı mekanlara gidiyorlar ya da o mekan önerildiği zaman ilk önce baktıkları şey beklediğiniz gibi görsel tarafları, videoları ne kadar fazla olduğu masadaki öğünün ya da yandaki aperatifin ne kadar fazla olduğu kısmen arttırıyor diyebiliriz bu şekilde özendirici bir yani var ya da insanlarımızda da şu bilinç olmalı dediğim gibi ben gittiğim zaman üzülüyorum neye üzülüyorum mesela kahvaltı sofrasında çok fazla serpme kahvaltıya gidiyoruz mesela kahvaltı sofrasında yemediğimiz şeyler oluyor ya da yiyemeyeceğimiz kadar ürün geliyor tatlı olarak mesela insanların limitlerinin üstünde ama işletmelerde şöyle haklı evet onu göstermeyince belki müşteri gelmiyor ama burada şöyle bir şey devreye giriyor evet israf ediyoruz yani sonuç olarak yapılan bu ve israf ediyoruz hatta bazı mekanlar var onlar mesela şeyi yapıyorlar kahvaltıda balım mı attı mesela bunlara özel bir kap yapmışlar mesela 10 gözlü kaç çeşit kahvaltı veriyorsa oraya şey yapabiliyorlar sizin adınıza aktarıyorlar evinize götürün diyebiliyorlar evet bu da bir çözüm yolu olabilir belki.

Peki, sizce gıda israfı konusunda yeterince bilgili miyiz?

Aslında çok fazla değiliz çünkü nelerin tükendiğini bilmiyoruz ben mesela sizin gıdanı koru hesabınızı incelediğim zaman çok fazla şey öğrenmeye başladım mesela kavunu paylaşmıştınız kavunun işte üzerinde ki çekirdekleri aldığınız zaman daha çabuk bozulacağını paylaşmıştınız bunu öğrenmek mesela beni mutlu etti çünkü hayatımızda bazen bu küçük detayları göremiyoruz yani yaşadığımız şartlarda, etrafımızdaki insanların yaşadığı şartlarda da bu böyle bazen ufak şeyleri kaçırabiliyoruz onlarda toplumları etkiliyor aslında ve burada şöyle bir nüans var dediğim gibi çok küçük bir şey belki ama bilmediğimiz için bunu şey yapamıyoruz tazeliğini koruyamıyoruz yiyeceğin ve yenisini almak zorunda kalıyoruz diyoruz işte yenisini alalım ya da en basitinden buzdolabı belki şöyle bir durum var 4 kişilik ailenin açacağı konumda buzdolabının derecesi farklı olmalı evde tek başınıza yaşıyorsanız bunun derecesi farklı olmalı niye çünkü daha çok açılıyor ve daha çok ısınıyor buzdolabının içi bilmiyoruz sonra yiyeceklerimiz donuyor içerisinde ki yiyeceklerimiz v aslında israf etmiş oluyoruz onları neden işte bilmediğimiz için öğrendiğimiz zaman buna engel olabiliyoruz.

Peki sizce ınfluencer gıda israfını önleme konusunda hangi konumda?

Şimdi aslında kanaat önderlerinin şöyle bir görevi var toplumda büyük bir rol üstlenmiş durumdalar bunun her zaman farkında olmaları gerekiyor dediğiniz gibi restaurantlara gidiyoruz orayı paylaşıyoruz, mezeleri çok güzel, çok fazla diye paylaşıyoruz ya da işte dediğim gibi çeşitli unsurlar var yani ve toplumun bir şekilde önündeyiz niye yeri geliyor insanlar televizyon izlemiyorlar yeri geliyor işte ailelerin sözünü dinlemeyen gençler var mesela ve aslında siz toplumun ön planında olduğunuz için genelde sizin söylediklerinizi ya da bir kişi siz kanaat önderi olduğunuz için, ınfluencer olduğunuz için sizin yaptığınız tavsiyeyi dikkate alabiliyor ve aslında influencerlar bunun için çok ön planda toplumda ve dediğiniz gibi bunun önüne geçebilecek tavırları sergilemek lazım hep beraber çünkü insanlar bizim fikirlerimize değer veriyorlar ya da bazı yayın kuruluşlarından ya da gazeteleri mesela insanlar okumamaya başladı birçok kişi okumuyor ya da bir şeyleri okumayı sevmiyorlar artık görerek, izleyerek ya da Youtube’nın bu kadar yaygınlaşma sebebi bu belkide insanlar okumayı değilde haliyle bizlerde onun için ön plandayız ve topluma örnek olacak şeyleri yapmalıyız gıda israfı konusunda da evet hepimiz birden uygulamaya başlarsak doğrusu bu dersek insanların aklında yer edecektir bir şekilde onlara destek sağlayacaktır ve topluma destek sağlayacaktır aslında.

Peki, gıda israfını önlemek için neler yapabiliriz?

Aslında bu topyekün bir milli mücadeleyi gerektiriyor neden diyeceksiniz bu vatanın toprağı, havası, suyu her şeyi aslında ürettiğimiz gıdadan ve tükettiğimiz gıdadan geçiyor ya da tüketemediğimiz gıdadan geçiyor, attığımız gıdadan geçiyor niye dünyada çok fazla aç insan var ve bizim aslında sorumsuzca davranıp yaptığımız şey onlara ulaşmayan bir yiyecekten de biz sorumluyuz cimri, cimrilik diyemem yani cimri olun diye bir tavsiye veremem kimseye hiçbir şekilde çünkü ben paylaşmayı gerçekten seven bir insanım ve soframızı paylaşmak işte ilgimizi paylaşmak herşey çok değerli ama dünyanın kısıtlı kaynakları içinde bizim cimri olmamız gerekiyor dünyanın kaynakları ile ilgili kısımda cimri olmamız gerekiyor çünkü başka bir dünya yok ve insanların bizim cimri olmamıza ve bu şekilde davranmamıza ihtiyaçı var çünkü her kaynak bizim ortak kaynağımız.

Turan Bey, bizim sorularımız bu kadardı eklemek istedikleriniz başka şeyler var mı?

Eklemek istediğim şunlar var hep birlikte hayatta güzel şeyler yapıyoruz ve sizlerde güzel bir ortaklığa imza atmışsınız Tarım Bakanlığı olarak FAO ile birlikte ve bu proje ile çok güzel şeyler çıkacağına inanıyorum ben etrafımda görüyorum dediğim gibi influencerlar nasıl bir etki yaratıyor biz de birbirimizi takip ediyoruz ve onlarda çıkıyorlar burada konuşma yapıyorlar onlarada söz hakkı tanıyorsunuz ve bu projenin içinde yer almalarını sağlıyorsunuz çok güzel bir şey ve aslında hepimizin söyleyebilecek çok fazla şeyi var ve israfın önüne ancak birbirimizi değiştirebilirsek geçebiliriz çünkü bireyler değişmeden toplumun değişmesi imkansız ve toplumun değişmesine ihtiyaç var aslında biraz önce bahsettiğim şey topyekün mücadeleyi birlikte yapacağız dediğim şey aslında buydu yani bu toplumdaki anlayış o sofralarda dediğiniz gösterişe birazcık aldırmazsa toplum derse ki bana o tabaktan az getir çünkü benim yiyeceğim kısım bu kadar ama biterse tekrar getireyim derse bir işletme o zaman kara geçmeye başlarız nasıl kara geçmeye başlarız evet daha az maliyetli bir şey çıkarmaya başlar, evet işletme açısından böyle kişide aslında kara geçmeye başlar sanki eklemeyeceği maliyetten firmanın kişiyede yansır e topluma da bir şekilde yansır bu ya da işletme sizin çok üzerinde durduğunuz konpost, gübre olayına geçer bir kısmı ayırır, bir kısmı bildiğim işletmeler var hayvanların yiyebileceği şekilde barınaklara ulaştırır ve aslında böyle toplumda beraber ilerleyebiliriz bu bir döngü ve döngüyü başlatmanız çok çok güzel onun için emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve toplumun tüm bu anlayış ile yetişen israftan uzak duran ve dünyanın kaynakları konusunda bilinç sahibi olan tüm bireylerine teşekkür ediyorum, üstlerinde büyük bir sorumluluk var ve bunun için hep beraber el birliği ile çalışmamız gerekiyor.

Çok teşekkür ederiz Turan Bey, güzel bir yayın oldu. İyi ki geldiniz.

Ben de teşekkür ediyorum. Size ve ekibinizede ayrıca teşekkür ederim emekleriniz için ve başarılar dilerim bu güzel yolda.

Sağ olun. Gıdasını koruyanların bugünkü bölümünün sonuna geldik bugünkü konuğumuz Turan Zeynel Akdağ’ydı. Cuma günü İsmail Hakkı Polat konuğumuz olacak bizi gıdanı koru sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz cuma günü görüşünceye kadar hoşçakalın.